Engelleri Aşalım Projesi e-Modülleri


 

 

Engelleri Aşalım Projesi

e-Modülleri

2017

METAL TEKNOLOJİSİ ALANI GAZALTI KAYNAKÇILIĞI MIG-MAG İLE YATAYDA KÜT EK KAYNAĞI

METAL TEKNOLOJİSİ ALANI GAZALTI KAYNAKÇILIĞI MIG-MAG İLE YATAYDA KÜT EK KAYNAĞI

METAL TEKNOLOJİSİ ALANI

GAZALTI KAYNAKÇILIĞI

MIG-MAG İLE YATAYDA KÜT EK KAYNAĞI

GİRİŞ

GİRİŞ

Endüstride kaynakçılığın vazgeçilmez bir alan olduğu bilinciyle kaynak teknolojilerinin içinde gaz altı (koruyucu gaz) kaynakları büyük önem taşımaktadır. Elektrik arkıyla metalin ergitilmesi, koruyucu gazın etkisiyle kaynak bölgesinin korunması, kaynatma işleminin kolaylığı ve sürekliliği MIG-MAG kaynak yöntemiyle daha güvenilir ve ekonomik olmaktadır. MIG-MAG kaynak yöntemi ile birçok metal ve alaşımları kolaylıkla kaynatılabilmektedir. Bilhassa örtülü elektrotlarla yapılan kaynak metodunun yerini günümüzde gaz altı kaynak yöntemleri almıştır.

Bu modülde gaz altı kaynak teknolojisini tanıyarak MIG-MAG kaynak makinesini çalıştırıp ayarlama işlemlerini gerçekleştirebileceksiniz ve kaynatma teknolojisini kavrayarak küt ek kaynağı yapabileceksiniz.

1. MIG-MAG KAYNAK MAKİNESİNİ HAZIRLAMAK

1. MIG-MAG KAYNAK MAKİNESİNİ HAZIRLAMAK

Koruyucu Gaz Kaynağının Tanımı

Kaynak yerinin bir gaz atmosferi ile korunması ile yapılan ark kaynağına koruyucu gaz kaynağı denir.

Argon ve helyum gibi soy gazlar kullanılarak MIG kaynak teknikleri ile çeşitli metallerin de kapan kullanılmadan, fazla deformasyona uğramadan kaynatılması mümkündür.

TIG, MIG ve MAG kaynak teknikleri ile çelik, paslanmaz çelik, bakır, nikel, alüminyum, magnezyum ve bunların alaşımları rahatlıkla kaynatılabilmektedir.


V1. İş Sağlığı ve Güvenliği

MİG-MAG Kaynağı ile ilgili filmi izlemek içim tıklayınız.

1.1.1 MIG-MAG Kaynağı

1.1.1 MIG-MAG Kaynağı

Koruyucu gaz kaynakları içinde önemli bir yer tutan MIG-MAG kaynak yöntemleri, kullanılan gaza göre gruplandırılır.

MIG kaynağı, “Metal Inert Gas” kelimelerinin ilk harflerinin karşılığıdır. MIG kaynağında helyum ve argon gazları kullanılır. Bu gazlar, asal gazlardır.

MAG kaynağı ise “Metal Active Gas” kelimelerinin baş harflerinin karşılığıdır. MAG kaynak tekniğinde koruyucu olarak aktif bir gaz olan karbondioksit gazı kullanılır.

Kaynak için gerekli olan ark, kaynak torcundan gelen çıplak kaynak teli aracılığıyla oluşur. Torç içindeki telin şasenin bağlı olduğu iş parçasına değmesiyle başlayan kaynak, koruyucu gaz ile oksijen ve azotun etkisinden korunarak kaynakçının isteğine bağlı olarak devam ettirilir.

Resim 1.1: MIG-MAG kaynağı


1.1.2. TIG Kaynağı

1.1.2. TIG Kaynağı

Elektrik arkının etkisiyle tungsten (volfram) elektrodun oluşturduğu yüksek ısı ile yapılan kaynak yöntemidir. Kaynak, tungsten elektrodun erimeksizin oluşturduğu ısı ile gerçekleştirilir.

Tungsten yerine karşılığı olan volframın söylenildiği durumlarda TIG kaynağının adı vig kaynağı olarak anılır (Resim 1.2).


Resim 1.2: TIG kaynağı

1.2 Koruyucu Gaz Türleri

1.2. Koruyucu Gaz Türleri

Gaz altı kaynak tekniklerinde gaz olarak argon, helyum ve karbondioksit gazı kullanılır. Ayrıca argon, hidrojen, oksijen gibi çeşitli gazlar tekniğine uygun oranlarda karıştırılarak iki ya da daha fazla bileşenli karışımlı gaz elde edilerek kullanılmaktadır.

Koruyucu gazın görevi, ark bölgesi ve kaynak banyosunun üzerindeki havayı kimyasal, metaluıjik ve fiziksel bileşik oluşturmadan dışarı atarak dikişi oksijen ve azot gazlarının etkisinden korumaktır.

1.2.1. Argon (Ar)

  • Argon, yanmayan renksiz kokusuz bir gazdır.
  • Özgül ağırlığı 1,781 kg/m3 tür.
  • Atom ağırlığı 39,39’dur ve soy gazlar sınıfındadır.
  • Havada % 0,94 oranında argon gazı bulunmaktadır.

Argonun alçak iyonlaşma potansiyeline sahip olması, gaz altı kaynakçılığında kaynak arkının sürekli aynı değerde kalmasını sağlar. Bu nedenle argon gazı diğer gazlara oranla daha çok kullanılma olanağına sahiptir.

1.2 Koruyucu Gaz Türleri 2. bölüm

1.2.3. Karbondioksit (CO2)

  • Havadan 1,5 kat daha ağır olan karbondioksit, renksiz ve kokusuzdur.
  • Özgül ağırlığı 1,997 kg/m3 tür.
  • Karbondioksit gazı, alüminyum ve magnezyum gibi kolaylıkla oksitlenebilen metallerin kaynağında kullanılmaz.
  • Maliyetinin düşük olması nedeniyle alaşımlı ve sade karbonlu çeliklerin kaynağında tercih edilir.
  • Derin nüfuziyet etkisi sağlar
  • Yüksek ısı girdisi dolayısıyla aynı akım şiddetinde diğer gazlara göre daha hızlı kaynak yapılabilir.

Karbondioksit gazının tüplere konulması için 15 °C ve basıncı 65 atmosfer olması gerekir. Bu şekliyle gaz, sıvıdır. Tüp içinde sıvı hâlde bulunduğundan kesinlikle yatık hâlde kullanılmamalıdır. Kullanım sırasında gaz hâline dönüşür.

Koruyucu gaz olarak kullanılan karbondioksit gazı tüpleri piyasada içerdikleri sıvının ağırlığına göre 10-20-30 kg’lık olmak üzere sınıflandırılır. 1 kg’lık karbondioksit yaklaşık 540 litre gaz oluşturur.

Hava sıcaklığı düşük olursa ve 12 l/dk. dan daha fazla debilerde gaz kullanımında ısıtıcıya ihtiyaç vardır.

1.2 Koruyucu Gaz Türleri 3. bölüm

1.2.4. Karışımlı Gazlar

  • İki veya daha fazla gazın uygun oranlarda karıştırılmasıyla elde edilen koruyucu gazlardır.
  • Demir esaslı metallerin kaynağında saf karbondioksit ile argon-karbondioksit ve argon-oksijen karışımları kullanılır.
  • Argon ve argon oksijen karışımı gazlar, kaynak esnasında karbondioksidin tam karşıtı özellik gösterir.
  • Bu gazlar ile ergime gücü düşük, nüfuziyeti az, dar ve yüksekliği az olan kaynak dikişi elde edilir.
  • Argon-karbondioksit karışımı gazlar, kullanıldığında duman ve sıçramalar az olur.
  • Genel olarak demir dışı metallerin kaynağında kullanılan koruyucu gazlar argon- helyum karışımlı gazlardır.
  • MIG-MAG kaynağında koruyucu gazlar ve kullanım alanları Çizelge 1.1’de görülmektedir

1.2 Koruyucu Gaz Türleri 4. bölüm

Kaynak Yöntemi

Gazın Yapısı

Gazın Bileşeni

Gazın Kullanım Alanları

 

 

MIG

Asal

Argon % 100

Çelik dışındaki bütün metal ve alaşımlarında

Asal

Helyum % 100

Bakır ve alüminyum alaşımlarında

Asal

Helyum %25-75 kalanı Ar

Bakır ve alüminyum alaşımlarında

 

 

 

 

Karışım Gazlar

 

Hafif Oksitleyici

Oksijen % 1-3 kalanı 2 Ar

Paslanmaz çelikler

Karbondioksit %2..5 kalanı Ar

Paslanmaz çelikler

C02 % 6-14 kalanı Ar.

Alaşımsız ve az alaşımlı çelikler

 

 

Oksitleyici

C02 %15-25 kalanı Ar.

Alaşımsız ve az alaşımlı çelikler (özlü elektrot ile)

C02 % 5-15 02 % 1-3 Kalanı Ar.

Alaşımsız ve az alaşımlı çelikler

 

 

Kuvvetli Oksitleyici

C02 %26-40 kalanı Ar.

Alaşımsız ve az alaşımlı çelikler

C02 % 5-20 02 % 4-6 kalanı Ar.

Alaşımsız çelikler

C02 % 9-12 kalanı Ar.

Alaşımsız ve az alaşımlı çelikler

MAG

 

C02 % 100

Alaşımsız ve az alaşımlı çelikler

 

Çizelge 1.1: MIG - MAG kaynağında koruyucu gazlar ve kullanım alanları

V2. Kaynak Genel Kuralları

MİG-MAG Kaynağıyla ilgili filmi izlemek için tıklayınız. 

1.3. MIG-MAG Kaynağı

1.3. MIG-MAG Kaynağı

1.3.1. MIG-MAG Kaynak Ünitesi

MIG-MAG kaynak ünitesi, genel olarak aşağıdaki elemanlar tarafından oluşturulmaktadır.

  • Doğru akım kaynak makinesi
  • Kaynak torcu
  • Tel sürme ünitesi
  • Kaynak teli
  • Gaz ünitesi
  • Metallerin cinsine uygun olarak argon, helyum, karbondioksit veya karışımlı gazlar.

1.3.2. Kaynak Makinesi

Kaynak için gerekli olan gerilim ve akım şiddetini oluşturmak amacıyla geliştirilmiş makinelere kaynak makinesi veya akım üreteci denir.

MIG-MAG kaynak makinelerinde kullanılan ark gerilimi 25-55 Volt, akım şiddetiyse 10-600 amper arasında değişmektedir. Yüksek akım şiddetine bağlı olarak her 100 amperde ortalama 5 Volt gerilim düşmesi meydana gelmesine rağmen bu tip makineler sabit gerilimli gaz altı kaynak makinesi olarak adlandırılmaktadır.

Sabit gerilimli kaynak makinelerinde gerekli akım şiddeti, kaynak telinin ilerlemesi ile olur. Bunun için kaynağa başlamadan önce istenen kaynak gerilimi ve tel hızı ayarlanarak kaynağa başlanmalıdır. MIG-MAG kaynağında doğru akım kaynak makineleri kullanılır.

1.3. MIG-MAG Kaynağı 2. bölüm

Bu kaynak makineleri;

Düşen tip kaynak makineleri, sabit gerilim kaynak makineleridir.

Düşen tip kaynak makinelerinde akım şiddeti ayar alanı, sabit gerilimli kaynak makinelerinde ise ark gerilimi ayar skalası vardır. MIG-MAG kaynağında sabit gerilimli kaynak makineleri yarı ve tam otomatik olarak yaygın hâlde bulunmaktadır.

Bir MIG-MAG kaynak makinesi aşağıdaki kısımlardan oluşur.

  • Doğru akım kaynak makinesi
  • Kaynak torcu
  • Kaynak teli


Resim 1.3: MIG-MAG kaynak makineleri


Kaynak akımının geçişini, soğutma suyunun devreye girişini, koruyucu gazın ve telin hareketini sağlayan kumanda sistemleri Resim 1.3’te gaz altı kaynak makinelerinden örnekler görülmektedir.

1.3. MIG-MAG Kaynağı 3. bölüm

1.3.2.1. Gaz ünitesi

MIG-MAG kaynak sistemlerinde bulunan gaz ünitesi, gaz tüpü, basınç regülatörü, debimetre ve karbondioksit gazının kullanıldığı durumlarda ısıtıcıdan oluşur (Resim 1.4)

Koruyucu gaz altında yapılan kaynakta kullanılan tüpler, yüksek basınçta çalışan tüpler kategorisinde bulunur. TS 1519 ve DIN 4464 standartlarında bu tür tüplerin özellikleri belirtilmiştir.

Dikişsiz olarak üretilen koruyucu gaz tüpleri, hacimlerine göre çelik alaşımlı borulardan dövme makinesinde dip ve boyunları sıcak dövülerek yapılır. Koruyucu gaz olarak en çok kullanılan karbondioksit gaz tüpleri 10, 20 ve 30 kg’lık olmak üzere sınıflandırılır.

Tüpe bağlanan basınç regülatörü ile tüp içinde bulunan gaz miktarı, manometreden görülür, kaynakta kullanılacak olan gaz miktarı ise regülatör ayar vidası ile ayarlanarak çıkış debisi debi metreden okunur.

Resim 1.4: Gaz ünitesi


1.3. MIG-MAG Kaynağı 4. bölüm

1.3.2.2. Tel Ünitesi

Tel ünitesi, tel bağlama aparatı ve tel sürme ünitesinden meydana gelmektedir.

Gaz altı kaynak telinin makaradan alınarak torca iletilme işlemini tel ünitesi gerçekleştirir.

Bağlama aparatına yerleştirilen kaynak telinin yerinden oynamaması için tırnaklar kilitlenir.

Kendiliğinden makaradan çözünmemesi için ise bağlama aparatında tel koparma sistemi bulunur. Bunun görevi, makaranın serbest kalarak düzeninin bozulmasını önlemektir. Ayarlama işlemi bağlama aparatı içine yerleştirilmiş olan iki yayın çevrilmesiyle gerçekleştirilir (Resim 1.5). 

Kaynak telleri doğru akım motoruna bağlı makaralar yardımı ile kaynak bölgesine iletilir (Şekil 1.1).


Resim 1.5: Tel bağlama aparatı



Şekil 1.1: Tel sürme ünitesi

1.3. MIG-MAG Kaynağı 5. bölüm

Tel sürme hızı, kademesiz olarak panel üzerinde bulunan potansiyometreden ayarlanır. Kullanılacak telin çapına veya cinsine bağlı olarak uygun kanalları bulunan makaralar seçilir.

Çelik tel sürücüler için “V” kanallı tel sürme makarası, alüminyum, bakır gibi yumuşak gaz altı kaynak telleri için yuvarlak kanallı tel sürme makarası seçilmelidir.

MIG-MAG kaynak makinesinde telin ilerletilmesini sağlayan makaralar, baskı kuvveti ve ayarlama düğmeleri gösterilmektedir (Resim 1.6).

Resim 1.6: Tel ünitesi

  1. Kaynak teli makarası koruyucusu
  2. Tetik seçim anahtarı
  3. Tel sürme başlatma düğmesi
  4. Tel sürme hızı ayar düğmesi
  5. Kaynaksız gaz çıkış düğmesi
  6. Kaynaksız tel besleme düğmesi
  7. Kaynak torcu bağlantı soketi
  8. Yumuşak başlangıç ark kontrolü
  9. Geri yanma zaman kontrolü
  10. Sürücü makara baskı kuvveti ayarı

MIG-MAG kaynak makinelerinde tel sürme sistemleri genel olarak hücre aygıt, üniversal aygıt, küçük bobin aygıt ve bas çek aygıt şeklinde yapılmaktadır.

1.3. MIG-MAG Kaynağı 6. bölüm

1.3.2.3. Kaynak Torçları

Tel sürme sistemi ile torç arasındaki bağlantıyı, torç bağlantı gurubu sağlar. Bu grupta genel olarak şunlar bulunur:

  • Kaynak akım kablosu
  • Soğutma suyu hortumu
  • Koruyucu gaz hortumu
  • Kaynak akımını, koruyucu gazı ve tel ilerletme sistemini devreye sokan kumanda kablosu
  • Tel iletme hortumu ve içerisinde bulunan çelik spiral tel veya teflon boru

Torç bağlantı gurubunda bulunan parçalar, kaynak torcu içinde bağlantı sağlamakta veya dönüş yapmaktadır.

Torç üzerinde bulunan bir anahtar yardımı ile kaynak işlemine başlanır. Bu anahtar ile devrenin tamamlanması hâlinde önceden ayarlanmış olan koruyucu gaz debisi, sabit kaynak gerilimi, tel ilerletme hızı arka arkaya çok kısa zaman aralıklarında devreye girmektedir. Devrenin açılması ile bu sıralama tersi olarak devreden çıkmaktadır. Bu işlemler, kaynak makinesinde bulunan elektronik kart tarafından gerçekleştirilmektedir.

1.3. MIG-MAG Kaynağı 7. bölüm

Torcun ucunda bulunan gaz memesinin içinde akım memesi yer almaktadır. Gaz altı kaynak teli akım memesinden geçerken kaynak akımını alarak bir kutup oluşturur. Bu yöntemle oluşturulan kutup daima pozitif (+) kutuptur.

300 ampere kadarki kaynak makinelerinde torçlar hava soğutmalı, 300 amperden büyüklerde ise su soğutmalıdır (Resim 1.7).

Resim 1.7: Hava ve su soğutmalı torçlar

Torç üzerinde pnömatik veya elektrikli bas çek sistemli tel sürmeli torçlar da bilhassa kalın tellerin ilerletilmesi amacıyla yapılmışlardır (Resim 1.8).

Resim 1.8: Pnömatik ve elektrikli tel sürücülü torçlar


1.3. MIG-MAG Kaynağı 8. bölüm

Kaynak torcunda akım memesi ve tel iletme spirali sürtünmelere, dolayısıyla aşınmalara maruz kalmaktadır. Gaz memesi ise 250 °C gibi sürekli yüksek sıcaklıklara maruz kalan en önemli parçalardır.

Torcun kesiti ve torcu oluşturan elemanlar Şekil 1.2’de görülmektedir.


  1. Torç tutucu
  2. Kaynak lülesi tutucusu
  3. Torç gövdesi
  4. Torç şalteri
  5. Kabza
  6. Conta
  7. Bağlama ringi
  8. İzolasyon yüksüğü
  9. Klavuz lülesi
  10. Klavuz hortumu
  11. Şalter kablosu
  12. Gaz hortumu
  13. Akım kablosu
  14. Gaz lülesi
  15. İzolasyon ringler

1.3. MIG-MAG Kaynağı 9. bölüm

1.3.2.4. MIG-MAG Kaynağında Kullanılan Tel Çeşitleri ve Özellikleri

MIG-MAG kaynak teli, çapları 0,6- 0,8 - 1,0 - 1,2 - 1,6 - 2,0 - 2,4 ve 3,2 mm olarak piyasaya sürülmektedir. Bu teller, homojen bir şekilde çekilerek düzgünce makaralara sarılmaktadır.

MAG kaynağı için teller bakır kaplı, yanma kayıplarının karşılanması ve gözeneklerin önlenmesi için de yüksek mangan ve silisyumlu olarak standartlara uygun olarak imal edilmektedir.

Koruma cinsine göre tel seçimi;

SG1 Karışımlı gazlar için uygun

SG2 Karışımlı gaz ve CO2 için uygun

SG3 CO2 gazı için uygun

Gazaltı kaynak teli

SG

2

(Sunuluş biçimi)

(Kaynak yöntemi)

(Tel tipi)

 

 

 

 

 

MAG kaynak telleri genellikle 1 - 5 ve 15 kg’lık makaralar ve 250 kg’lık bidon hâlinde piyasaya sürülür. 250 kg’lık gaz altı kaynak telleri, robotik uygulamalarda kullanılır (Şekil 1.3).

 

Şekil 1.3: Gaz altı kaynak tellerinin piyasaya sürülüş şekilleri

V3. Makine Çalıştırma Kuralları

MİG-MAG Kaynağı ile ilgili filmi izlemek içim tıklayınız.

1.3. MIG-MAG Kaynağı 10. bölüm

1.3.3. Kaynatma Tekniği

1.3.3.1. MIG-MAG Kaynak Bölgesi

Kaynak için gerekli olan ark, torç içinden gelen gaz altı kaynak teli aracılığıyla oluşur. Torç içinden gelen kaynak telinin şasenin bağlı olduğu kaynak parçasına değmesiyle birlikte ark oluşumu gerçekleşir.

Bu arada gaz tüpünden gelen koruyucu gaz, kaynak bölgesini dış etkenlerden korur. Kaynakçı tarafından arkın sürdürülerek torca hareket verilmesi sonucu da kaynak dikişi gerçekleşir (Şekil 1.4).

Şekil 1.4: MIG-MAG kaynak bölgesi

1.3.3.2 Kaynatma Tekniği

V4. Kaynak Makinesi ve Parçaların Kaynağa Hazırlanması

MİG-MAG Kaynağı ile ilgili filmi izlemek içim tıklayınız.

1.3. MIG-MAG Kaynağı 11. bölüm

Kutuplama

Kaynağın sonucuna değişik kaynak akımlarının etkisi olur. En iyi randıman doğru akımlı kaynak makinesinin pozitif (+) kutbundan alınır.

Torç pozitif kutupta kaynak yapılırsa ısı, kaynatılan gerecin üzerinde toplanan eriyik banyosunun daha derin olmasını sağlar. Pozitif kutbun diğer faydası da kalın yüzey oksitlerini metallerin yüzeyinden temizlemesidir. Pozitif kutuptaki elektron akışı, püskürtme şeklinde olurken negatif kutupta eriyik kütlesi damlalar hâlinde dökülmektedir (Şekil 1.5).

Şekil 1.5: MIG kaynağında kutupların etkisi

Doğru akımlı gaz altı kaynak makinesinin negatif kutbu MIG kaynağı için pek uygun değildir. Çünkü kaynağın görece etkisi geniş ve derinliği azdır. Sıçrama daha fazla olup yüzey oksit temizlemesi yok denecek kadar azdır. Negatif kutupta elektrottan parçaya geçen damlalar, malzemeye işleyemediğinden eriyik banyosu yeteri kadar derin olmaz.

1.3. MIG-MAG Kaynağı 12. bölüm

MIG-MAG Çeşitleri

Gaz altı kaynağının genel karakteristiği metal geçişinin biçimidir. Kaynağın oluşumunu sağlayan üç çeşit metal geçişi vardır. Bunlar; püskürtme, küresel ve kısa ark çevrimi ile yapılan kaynaklardır. Metal geçişinin değeri gaz altı kaynak teli çapına, koruyucu gazın cinsine, ark gerilimi ve kaynak akımına bağlıdır.

Püskürtme (sprey) ile metal geçişinde oluşan ark, istenen kalitede bir ark çeşididir. Bu işlemde tel ucundaki eriyik metal, kaynak edilecek metale sürekli ince kum kümeleri şeklinde dökülür. Kaynak anında metalin geçişi akımı engellemez. Püskürtme şeklindeki kaynak, yüksek akım gerektirmektedir. Yüksek akım, eriyik metalin kaynatılan gereçle birleştirme alanının merkezinde beyaz renkte, parlak koni meydana getirir.

1.3. MIG-MAG Kaynağı 13. bölüm

Küresel geçişte eriyik akışı, kaynak akımının düşük ya da normalin altında geçişi şeklinde olması ile elde edilir. Tel ve kaynak dikişinde eriyik oluşturacak akımın en az seviyede olması hâlinde tam bir kaynak ortamı meydana gelmez. Kaynak akımı yükseltilerek püskürtme oranına yakın bir ortam sağlanırsa uygun küresel geçiş yapılmış olur (Şekil 1.6).

Tel ucunda oluşan eriyik her damla küreciğin çapı kaynak yerine yaklaşıncaya kadar tel çapının iki veya üç katı kadar büyüklükte olur. Ark boyunun kısa tutulması ile bu parçaların birleşme oranı da o değerde küçülür.

Şekil 1.6: Püskürtme ve küresel ark krater durumu

Gaz altı kaynaklarında krater durumuna kullanılan gazın cinsi, kaynak gerilimi ve kaynak akımının büyük etkisi vardır.

1.3. MIG-MAG Kaynağı 14. bölüm

Arkın oluşması esnasında telin geliş hızı ve gazın eriyik üzerine etkisi ile derinlik, genişlik ve dikiş yüzeyini oluşturan içbükey ve dışbükey görünümler alır. Burada oluşan kraterlerin ilerlemesi ile kaynak dikişi meydana gelir.


Çizelge 1.2: Akım Şiddeti

Kaynakta kullanılan akım şiddetinin erime gücüne, kaynak dikiş biçim ve boyutlarına ve nüfuziyete etkisi diğer bütün parametrelerden daha şiddetlidir. Sabit gerilim sistemli MIG-MAG kaynak makinelerinde kaynak akım şiddeti tel hızı ile beraberce tel hız ayar düğmesinden ayarlanır, tel hızı arttıkça kaynak akım şiddeti de artar (Çizelge 1.2).

1.3. MIG-MAG Kaynağı 15. bölüm

Her tür kaynak teli bileşimi için çapa bağlı olarak bir akım şiddeti aralığı vardır. Büyük çaplı teller daha yüksek akım şiddeti ile kullanılabildiklerinden daha yüksek bir erime gücüne sahiptir ve daha derin nüfuziyetli dikişler oluşturur. Erime gücü akım yoğunluğunun bir fonksiyonudur. Eşit çaplı iki gaz altı kaynak teli farklı akım şiddetlerinde kullanıldıklarında yüksek akım şiddeti ile yüklenende akım yoğunluğu büyük olduğundan daha yüksek bir erime gücüelde edilir.

Dikişin nüfuziyeti de akım yoğunluğuna bağlıdır aynı akım şiddetinde çapı küçük olan tel ile daha derin nüfuziyetli dikişler elde edilir. Büyük çaplı tel ile yapılan kaynakta ise kaynak dikişi daha büyük olur.

1.3. MIG-MAG Kaynağı 16. bölüm

Ark boyu (Kaynak gerilimi)

Sabit gerilim karakterli bir kaynak makinesinde ark gerilimi veya kaynak gerilimi, tel ucu ile iş parçası arasındaki aralık tarafından belirlenir. Sabit gerilim karakterli kaynak makinelerinde ark gerilimi, akım üretecinin ince ve kaba ayar düğmelerinden kademeli olarak veya bazı tiplerde ise potansiyometre ile kademesiz olarak ayarlanır.

Kaynak parametresinin ayarlanmasında ark çeşitleri dikkate alınacak olursa damla geçiş özelliklerine göre kısa ark 14-21 Volt, sprey ark 23-34 Volt değerleri arasında meydana gelmektedir. 18-28 Volt arasında ise kısa ark ile uzun ve sprey ark özelliklerini içine alan ara bölgesi karışımı damla geçişi özelliğini göstermektedir.

1.3. MIG-MAG Kaynağı 17. bölüm

Bir uygulama için ark gerilimi; koruyucu gaz, tel çapı, kaynak pozisyonu, kaynak ağzı şekli ve kaynatılacak metalin kalınlığı göz önünde bulundurularak saptanır. Her şartta aynı değerde kaynak dikişi veren sabit bir ark boyu mevcut değildir. Ark boyu aynı olsa dahi kullanılan gazların türlerine göre kaynak dikişlerinin derinlik ve genişliklerinde değişiklikler olmaktadır. Değişen ark geriliminin dikiş formuna etkisi Resim 1.9’da görülmektedir.       


Resim 1.9: Değişen ark geriliminin dikiş formuna etkisi

Kaynak Akımı: 175 A Kaynak hızı: 390 m/dk.

Tel çapı: 0,9 mm Serbest tel uzunluğu:9,5 mm

Kaynak yöntemi: MAG

Tel hızı

MIG-MAG kaynağında gerekli akım şiddetine ve kaynak dikişinin kalınlığına uygun olarak tel hızı kaynak makinesi üzerinde bulunan potansiyometreden ayarlanır (bk. Resim 1.7).

1.3. MIG-MAG Kaynağı 18. bölüm

Torcun Konumu ve Hareketleri

Torcun dolayısı ile de telin kaynak dikişine olan pozisyonu ve açısı nüfuziyeti ve kaynak dikişinin biçimini etkiler.

MIG-MAG kaynağında oksijen kaynağında olduğu gibi sola veya sağa kaynak yöntemi uygulanabilir. Torcun iş parçasına tam dik tutulması hâlinde sağ veya sol kaynak arasında fark görülmez. Buna karşın torç 30°’ye kadar bir hareket açısı ile tutulduğu zaman sol ve sağ kaynağın dikiş biçimi üzerine olan etkisi açık bir şekilde görülür. Bu açıyı aşmadığı sürece kaynağın kaynakçı tarafından kontrolüne yardımcı olur. Kaynakçı, kaynak banyosu ve arkı rahatlıkla görebildiği için dikişin kalitesi yüksek olur. Buna karşın bu değer aşıldığında nüfuziyet azalır ve dikiş incelir. Bu durumda kaynak hızının artırılması gerekir, aksi hâlde eriyik kaynak banyosunun önüne doğru ilerler ve dikişte gözenek ve kalıntı oluşur. Eğimin fazlalaşması hâlinde diğer yönden koruyucu gaz akımını da etkilediğinden gazın kaynak bölgesini koruması azalır.

1.3. MIG-MAG Kaynağı 19. bölüm

Sağa kaynak ile daha dar, daha yüksek ve daha derin nüfuziyetli dikiş elde edilir, ark daha düzenlidir ve sıçrama az olur. Sağa kaynak, çeliklerin kaynağında tercih edilir.

Sola kaynak ise kaynak yapılacak metale ısı girdisini azaltmak amacıyla aluminyum kaynağında tercih sebebidir (Şekil 1.7).

Şekil 1.7: Sola ve sağa kaynak hâlinde dikiş formunun değişimi


İlerleme hızı

İlerleme hızı, yarı otomatik yöntemlerde kaynakçı tarafından otomatik olarak mekanize yöntemlerde ise makine tarafından ayarlanır. Kaynak hızı, kaynak arkının iş parçası boyunca olan hareketi veya birim zamanda yapılan kaynak dikişi boyu olarak tanımlanır.

Derin nüfuziyet, kaynak hızının en uygun değerinde elde edilir. Kaynak hızın yavaşlaması veya artması hâllerinde nüfuziyet azalır.

1.3. MIG-MAG Kaynağı 20. bölüm

Kaynak hızı yavaş olduğu zaman birim zamanda birim boya yığılan kaynak metali artar ve bu da kaynak banyosunun büyümesine neden olur. Çok akışkan hâle gelen sıvı metal, ağız içinde arkın önüne doğru akar ve bu da nüfuziyetin azalmasına neden olur. Sonuçta geniş bir kaynak dikişi elde edilir ve ağız kenarlarında kalan bölge oluşmasına neden olur.

Kaynak hızının artması, birim boya verilen ısının azalmasına dolayısıyla kaynak yapılan metalin eriyik miktarının azalmasına, dikiş yüksekliğinin artmasına neden olur. Bu da nüfuziyeti azaltır.

Kaynak hızının aşırı artması kaynak metalinin kaynak ağzını doldurmaması nedeni ile dikiş kenarlarında yanma oluklarını andıran yarıkların oluşmasına neden olur.

Resim 1.10’da kaynak hızının kaynak dikişine etkisi görülmektedir.


Resim 1.10: Kaynak hızının dikişe etkisi

1.3. MIG-MAG Kaynağı 21. bölüm

1.3.3.3. MIG-MAG Kaynağının Avantajları ve Dezavantajları

  • Kaynatma süresi kısadır.
  • Kaynak curufu olmadığından temizleme gereği duyulmaz.
  • Elektrot değişimi, elektrot artığı yaklaşık 25 mm’dir.
  • Seri üretime elverişlidir.
  • Kaynak dikişinin bileşimini aynı özellikte tutar.
  • Kaynak ağızlarının hazırlanmasında tolerans alanı geniştir.
  • Kaynakçı yalnız tek elle çalışma imkânına sahiptir.
  • Otomatik kaynatma yöntemleri uygulanabilir.
  • Uygulaması kolaydır.
  • Derin nüfuziyet elde edilir.
  • Tel (elektrot) yüksek ergime hızına sahiptir.

2. MIG-MAG İLE KÜT EK KAYNAĞI YAPMAK

2. MIG-MAG İLE KÜT EK KAYNAĞI YAPMAK

2.1. Küt Ek Kaynağında Tel (Elektrot) Seçimi

2.1.1. Parça Kalınlığına Göre Tel (Elektrot) Seçimi

MIG-MAG kaynağında kaynağın oluşturulabilmesi, kaynak nüfuziyetinin sağlanabilmesi ve kaynak dolgusunun gerçekleştirilebilmesi için kaynak teli ile kaynatılacak parça kalınlıkları arasında uyum olması gerekir. Çok ince bir parçanın kalın bir gaz altı kaynak teli ile kaynatılması, çok kalın bir parçanın da ince bir gaz altı kaynak teli ile kaynatılması kaynakçılık açısından uygun değildir.

2.1.2. Malzeme Cinsine Göre Tel (Elektrot) Seçimi

Malzemelerin cinslerine göre parça kalınlıkları da göz önünde bulundurularak seçim yapılması gerekir. Çelik, bakır, alüminyum, paslanmaz çelik vb. malzemelerin kaynağında kaynatılacak parçaya uygun kimyasal özelliklerde gaz altı kaynak telleri seçilir. Bu arada kaynatılacak malzemenin cinsine uygun olarak koruyucu gaz kullanılmalıdır.

2.2 Amper ve Tel Hızı Ayarı

2.2 Amper ve Tel Hızı Ayarı

Kaynakta kullanılan akım şiddetinin erime gücüne, kaynak dikiş biçim ve boyutlarına ve nüfuziyete etkisi diğer bütün parametrelerden daha etkilidir. Sabit gerilim sistemli olan MIG-MAG kaynak makinelerinde kaynak akım şiddeti tel hızı ile beraberce tel hız ayar düğmesinden ayarlanır. Tel ilerletme hızı arttıkça kaynak akım şiddeti de artar (Çizelge 1.2).

Kaynak akım şiddeti yükseldikçe erime gücü de artar. Bu artış, serbest tel ucunda, telin yüksek akım şiddetinde çıkan şiddetli bir elektrik direnciyle ısıtmasına bağlanmaktadır. Bütün diğer kaynak parametreleri sabit tutulduğu zaman artan akım şiddeti ile kaynak dikişinin eninin, yüksekliğinin, nüfuziyetinin ve boyutlarının artan akım şiddeti ile arttığı belirlenmiştir.

2.3 Küt Ek Kaynağında Torca Verilecek Hareketler

2.3 Küt Ek Kaynağında Torca Verilecek Hareketler

Kaynak doğrultusuna dik olan düzleme “çalışma düzlemi”, kaynak doğrultusu ile torçtan geçen düzleme de “hareket düzlemi” adı verilir. Bu düzlemler dikkate alınarak torç ile malzeme arasındaki açılar şöyle tanımlanabilir.


Resim 2.1: Akım şiddetine bağlı olarak kaynak dikişlerinin görünümü

Kaynak akımı 175 Amper Kaynak hızı 390 mm/dk. Kaynak teli çapı 0,9 mm Serbest tel uzunluğu 9,5 mm MAG kaynak yöntemi görülür (Resim 2.1).


Hareket düzlemi içinde torç ekseniyle kaynak doğrultusuna dik doğrultu arasındaki açı hareket açısıdır, sağa veya sola hareket olarak adlandırılır. Küt ek kaynağında bu açı 30°’dir.

Çalışma düzlemi içinde torç ekseniyle iş parçası yüzeyi arasındaki açı çalışma açısıdır. Küt ek kaynağında bu açı 90°’dir.

2.3 Küt Ek Kaynağında Torca Verilecek Hareketler 2. bölüm

Torcun ucu, kaynak yönünün aksi yönüne doğru yönlenmişse bu teknik sağa küt ek kaynağı, torcun ucu kaynak doğrultusuna doğru yönelmişse bu teknik sola küt ek kaynağı olarak adlandırılır (Şekil 2.1).

Şekil 2.1: Küt ek kaynağında sola ve sağa kaynak yönleri ile açıları


2.3 Küt Ek Kaynağında Torca Verilecek Hareketler 3. bölüm

Kaynak akımı başladıktan sonra torca uygun açı verilir. Eriyik oluşumu ile birlikte kaynak dikişinin gerçekleşebilmesi için torca ilerleme hareketi verilir. Tek paso ile yapılan kaynaklarda hafif geri adım yöntemi, küçük kavisli hareket uygulanabilir (Şekil 2.2).

          

Şekil 2.2: Tek pasolu küt ek kaynağında torç hareketi

Geri adım yöntemi

Şekil 2.2: Tek pasolu küt ek kaynağında torç hareketi


                     Küçük kavis yöntemi


2.3 Küt Ek Kaynağında Torca Verilecek Hareketler 4. bölüm

Çok pasolu olması durumunda boşlukların düzenli doldurulması açısından 5°-10° kavisli sarkaç hareketi uygulanarak ilerleme sağlanır.


Şekil 2.3: Çok pasolu küt ek kaynağında torcun kavisli sarkaç hareketi

2.4. Kaynak Öncesi Hazırlığın Önemi

2.4. Kaynak Öncesi Hazırlığın Önemi

Kaynak öncesi çevrede güvenlik önlemleri alınmalı; yanıcı, parlayıcı ve patlayıcı malzemeler bulundurulmamalıdır. Kaynak makinesi ve elemanlarının sıcak iş parçalarıyla temas etmelerine izin verilmemelidir.

Kaynak ısısından, yanmış gazların dumanından ve ark ışığından etkilenmemek için kaynakçı kişisel güvenlik önlemleri almalıdır (Resim 2.2).

Resim 2.2: Kaynakçı güvenliği

2.4.1. Temizleme Yöntemleri

MIG-MAG kaynağına başlamadan önce kaynak yapılacak malzemeler eğe, tel fırça, zımpara veya zımpara taşı ile yağ, boya, oksit çapak vb. sorunlarından arındırılmalı ve kaynak işlemi için hazır hâle getirilmelidir (Resim 2.3).

2.4. Kaynak Öncesi Hazırlığın Önemi

2.4.2. Kaynak Ağzı Açma

MIG-MAG kaynağında kaynak ağzının şekillendirilmesinde kaynaklı parçanın şekli, kaynatılan malzemenin türü ile ilgili metalürjik hususlar göz önünde tutulmalıdır.

Kaynak ağzı hazırlamada en önemli husus, gereken mukavemette ve en iyi kalitede kaynak dikişini gerçekleştirmektir. Küt ek kaynağında 5 mm kalınlığa kadarki malzemelere kaynak ağzı açılmasına gerek yoktur.

Kalınlığı 5 mm’den fazla olan parçalara daha önceden öğrendiğimiz şekliyle elektrik ark kaynakçılığında kaynak ağzı şekilleri ve kaynak ağzı açma yöntemleri uygulanarak parçalar kaynağa hazırlanabilir. Kısaca şunu belirtmekte fayda vardır; kaynak ağzının gerekli olduğu durumlarda parçaların her birinden 30°’lik talaş kaldırılmalıdır.

2.5. Küt Ek Kaynağı Yapma

2.5. Küt Ek Kaynağı Yapma

Küt ek kaynağı yapımında 1,5 mm’den küçük kalınlıklardaki malzemelere kaynak boşluğu verilmez. 1,5 - 4 mm arasındaki parçalara parça kalınlığının 0,5-1 katı kadar kaynak boşluğu verilmelidir. 4 mm’den kalın parçalara parça kalınlığı dikkate alınarak 2,5-4 mm kadar kaynak boşluğu vermek uygun olur.

Kalınlığı 4 mm’den az olan parçalar, tek pasoda küt ek kaynağı yapılır. 4 mm’den kalın parçalar, parçanın kalınlığına ve kaynak ağızlarının kenarlarını doldurabilme durumlarına göre kök dikişi üzerine ilave dikişlerle kaynak tamamlanır.


V5. Kaynak ve Sonrası İşlemler

MİG-MAG Kaynağı ile ilgili filmi izlemek için tıklayınız.

2.6. Kaynak Dikişini Temizleme

2.6. Kaynak Dikişini Temizleme

Resim 2.3: Kaynak yerinin temizlenmesi - Resim 2.4: Temizlenmiş kaynak görünümü


Kaynak işlemi tamamlandıktan sonra parça kendi kendine soğumaya bırakılmalı, daha sonra kaynak sonrası oluşan çapaklar veya kalıntılar keski, tel fırça gibi malzemelerle temizlenmelidir(Resim2.3.-2.4).

Engelleri Aşalım

FOTOĞRAFÇILIK İÇ MEKÂNDA (STÜDYO DIŞI ) FOTOĞRAF ÇEKİMİ

FOTOĞRAFÇILIK İÇ MEKÂNDA (STÜDYO DIŞI ) FOTOĞRAF ÇEKİMİ

FOTOĞRAFÇILIK

İÇ MEKÂNDA (STÜDYO DIŞI ) FOTOĞRAF ÇEKİMİ

GİRİŞ

GİRİŞ

Işık, fotoğrafın en önemli konusudur. İster amatör ister profesyonel olsun her fotoğrafçı, öncelikle ışığa hakim olmak ve çektiği fotoğraf ile bu hakimiyetini ortaya koymak durumundadır.

Konuya uygun ışık seçimi, fotoğrafın etki ve gücünü arttırır. Bu nedenle iyi bir fotoğraf için ışığın yönü ve şiddeti doğru kullanılmalıdır. Neyin fotoğrafını çektiğimiz kadar, nasıl bir ışık kullandığımız da önemlidir. Doğru ışık kullanıldığında fotoğrafın etkisi ve anlamı güçlenirken, yanlış ışık seçimi ile etki de anlam da güç kaybeder ve zayıflar. İç mekânda ışığın doğru kullanıldığı çekimler, fotoğrafçının birikimlerini en iyi ifade edebildiği fotoğraflardır.

Işık kadar önemli olan diğer konular ise; kompozisyon kuralları ve fotoğraf makinesiyle ekipmanların doğru kullanımıdır. Bu modülle birlikte fotoğraf makinelerini kullanarak iç mekân fotoğraf çekimini öğrenecek, ünlü fotoğrafçıların hayran olduğunuz iç mekân fotoğrafları gibi fotoğraflar çekmeyi deneyebileceksiniz.

1. İÇ MEKANDA FOTOĞRAF ÇEKİMİ YAPMAK

1. İÇ MEKANDA FOTOĞRAF ÇEKİMİ YAPMAK

            1.1  Tanımı ve Önemi

İç mekân fotoğraf çekimi, tamamen kapalı ya da yarı kapalı alanlarda çekilen fotoğraflardır.

İç mekân fotoğraf çekiminde çalışmaya uygun makine, lens seçimi ve makinenin durduğu açı çok önemlidir.

İç mekân fotoğraf çekimlerinde ışığı denetleyebilmek ve amaca uygun olarak kullanabilmek zordur. İç mekânda ortam ışığına her zaman müdahale edilemeyebilir. Bazen yetersiz ışık alan küçük mekânlarda yapay ışık kaynaklarına ihtiyaç duyulabilir. Bunun yanında, ortamın yetersiz gibi görünen doğal ışığı altında çekilen fotoğraflarla da güçlü etkiler yaratılabilir. İç mekân fotoğraf çekimlerinde ışığı doğru kullanabilmek için bazı teknik bilgiler gereklidir.


Fotoğraf 1.1: İç mekânlarda kullanılan doğal ışık


1.2. ÇEKİM ÖNCESİ HAZIRLIKLARI YAPMAK

ÇEKİM ÖNCESİ HAZIRLIKLARI YAPMAK

Çekim Öncesi Yapılması Gereken Hazırlıklar

Fotoğraf çekimi yapılacak mekânlar mümkünse çekim öncesinde görülmeli ve incelenmelidir. Ortamın sahip olduğu ışık kaynakları ve olanakları tanınmalıdır. Çekilen fotoğrafta fotoğrafçının varlığını hissettirebilmesi için önce ışığa hakim olması gerekir. Mekanın aydınlatması yeterli olmadığı durumlarda veya farklı bir etki yaratılmak istendiğinde, yardımcı ışık kaynaklarına ihtiyaç duyulur. Yetersiz ışık alan ortamlarda tripod kullanmak gerekirken, dar iç mekânlarda geniş açı, yakın fotoğrafların çekilemeyeceği ortamlarda ise teleobjektif ya da zoom objektif kullanmak gerekebilir.

1.2. ÇEKİM ÖNCESİ HAZIRLIKLARI YAPMAK 2. bölüm

1.2.2 Çekim Ekipmanlarının Hazırlanması

            Çekim öncesinde yapılacak mekan incelemesinde;  mekanın boyutu, aydınlatması, mekanda kullanılan eşyaların ve duvarın rengi ,niteliği hakkında bilgi edinilir. Mekanın olanakları dikkate alınarak çekim için gerekli ekipman hazırlanır.

İç mekân fotoğraf çekiminde farklı amaçlarla kullanılacak objektifler, tripod (üçayak), ışıkölçer (pozometre), deklanşör kolu, çeşitli filtreler, flaşlar, makinelerin temizliği için gereken çeşitli malzemeler, yapay ışık kaynakları vb. birçok fotoğrafçının ihtiyaç duyacağı malzemelerdir. Fotoğraf çekimi öncesinde gerekli olduğu düşünülen tüm malzemeler hazırlandıktan sonra mutlaka kontrol edilmelidir.Malzemelerin eksikliği durumunda çekim uzar.

1.2.2.1. Çekim İçin Gerekli Araç Gereçlerin Çekim Ortamına Nakledilmesi

Çekim için belirlenen ekipmanlar çantalarına yerleştirilir.Malzemeler sıcak, soğuk ve nemden uzak tutulmalıdır. Objektifler,  tozdan korumak ve kırılmasını önlemek için mutlaka kendi kutularında taşınmalıdır. Kullanılan spotlar soğumadan başka yere taşınmamalıdır. Ekipmanlar dikkatli bir şekilde araçlara taşınmalı ve üst üste koymamaya / konulmamasına özen gösterilmelidir.

1.2. ÇEKİM ÖNCESİ HAZIRLIKLARI YAPMAK 3. bölüm

Fotoğraf 1.2: Doğru Işık ve Gereksiz Detaylardan Arındırılmış Fotoğraf


1.2.3. Mekânın Hazırlanması

Sanat, bilinçle yapılan bir eylemdir.Bu nedenle yapılan bütün hazırlıklar anlatımı güçlendirmelidir.

Öncelikle fotoğrafın çekileceği ortam, fotoğrafta yaratılmak istenen etki ve amaca uygun olarak düzenlenmelidir.Mekân içerisinde fotoğrafın nerede çekileceği önceden belirlenmelidir. Mümkünse mekâna ait ışık kaynaklarının düzenlemesi yapılmalıdır.

Mekânın hazırlanmasındaki ilk kural, mekâna ait ışığın doğru kullanılmasıdır.Ortam ışığı yeterli değilse ek ışık kaynakları kullanılabilir. Mekânın hazırlanması her zaman fotoğrafçının elinde olmayabilir. Bu durumda yapılacak tek şey; doğru kadraj seçimi, farklı bakış açıları ve bakış yüksekliklerinden çekim yapılmasıdır.


1.2. ÇEKİM ÖNCESİ HAZIRLIKLARI YAPMAK 4. bölüm

1.2.4.  Fonun Hazırlanması

Her fotoğrafta olduğu gibi iç mekân fotoğraf çekimlerinde de arka plan-fon seçimi çok önemlidir. Fotoğraf ile ne gösterilmek, anlatılmak istiyorsa, fon ona göre seçilmelidir. Bazen sade bir fon fotoğrafı ön plana çıkarırken, bazen de karmaşık bir fon fotoğraftaki anlam ve etkiyi güçlendirebilir. Fon mekana dair bilgi verir. Her koşulda fon seçimi, ön planın seçimi kadar önemlidir. Bu kararı verebilmek için çok fotoğraf görmek ve deneme çekimler yapmak gerekir.

Aşağıdaki ilk obje fotoğrafında hazır bulunan fon önünde çekim yapılmış. Fona müdahale edilmediğinden fotoğrafçının amatör olduğunu düşünüyoruz. İkinci fotoğrafta ise fon kontrol altına alınmıştır. Arka planın kontrol altına alınmasıyla fotoğrafçı bize varlığını hissettiriyor.Sonuçları tesadüflere bırakmadığını, detaylara ve teknik bilgilere sahip olduğunu gösteriyor.

Fotoğraf 1.3: Hatalı fon uygulaması

Fotoğraf 1.4: Doğru hazırlanmış fon

V1. Çekim Öncesi Hazırlıkları Yapmak

 Fotoğraf çekimi ile ilgili filmi izlemek için tıklayınız.

1.2. ÇEKİM ÖNCESİ HAZIRLIKLARI YAPMAK 5. bölüm

1.2.5.  Aydınlatmaların Yapılması

İyi bir aydınlatmayı sağlamak için güç itibariyle kuvvetli ve pahalı aydınlatma araçları kullanmak her zaman gerekli değildir.Yapacağınız işe göre ucuz ve en basit aydınlatma araçlarıyla güzel bir aydınlatma sağlamak mümkündür.

Genel olarak, klasik aydınlatma ve dramatik aydınlatma olarak iki aydınlatma stili vardır. Dramatik aydınlatma; daha çok sinema fotoğrafları, tiyatro fotoğraflarında, afiş ve reklam fotoğraflarında bol bol efekt ışığı kullanılarak yapılan aydınlatma şeklidir. Çok gölgeli kısımlarla, efekt ışıklarının verdiği aydınlık kısımlar arasındaki farkların meydana getirdiği dramatik bir ifadenin sağlanması esas tutulur.Klasik aydınlatma ise, özellikle klasik fotoğraf kültürü olanların tercih ettiği bir aydınlatma şeklidir. Bu aydınlatma şeklinde bir ana ışık kaynağı kullanılır, efekt ışıklarından sakınılır, fazla kuvvetli ve aydınlık bölgeler bulunmaz.

Fotoğraf 1.5: Dramatik aydınlatma ile çekilmiş fotoğraf

1.2. ÇEKİM ÖNCESİ HAZIRLIKLARI YAPMAK 6. bölüm

İç mekan çekimleri, dış mekan çekimlerinden daha zordur. Çünkü bu mekanlardaki aydınlatmalar yaşamsal faktörler için tasarlanmıştır. İçeride var olan ışık karışımını ( flaş, pencereden giren gün ışığı, tungsten ışık) iyi gözlemlemek ve kontrol etmek gerekir. Özellikle fotoğrafta baskın olacak ışığın gün ışığı mı yoksa tungsten ışık mı olacağını belirlemek gerekir.

İç mekan çekimlerinde, kullandığınız ışığın yetersiz olduğunu düşünüyorsanız, diyaframı açarak yani ‘f’ değerini küçülterek ışığın fotoğrafa geliş miktarını arttırabilirsiniz.Ancak bu durumda örtücü hızınızı da arttırmalısınız. Bir başka alınabilecek önlem ise ISO değerini yükseltmektir.

Fotoğraf 1.6: Dışarıdan giren ışıkla yapay ışık karıştırılarak çekilen fotoğraf


Fotoğraf 1.7: Farklı ISO değerleri ile çekilen fotoğraflar

V2. Aydınlatma Yapmak

 Fotoğraf çekimi ile ilgili filmi izlemek için tıklayınız.

1.2. ÇEKİM ÖNCESİ HAZIRLIKLARI YAPMAK 7. bölüm

1.2.6.  Makinenin ve Çekim Açılarının Ayarlanması

Öncelikle fotoğraf çekilecek alan ve konu seçilmelidir. Daha sonra konuya uygun ışığın yönü, bakış açısı ve makinenin konumu belirlenmelidir.Deneme çekimlerle konuyu en iyi yansıtacak çekim açıları araştırılmalıdır. Küçük ve dar iç mekânlarda geniş açı objektif kullanmak, fotoğrafçıya makinenin ve çekim açılarının belirlenmesinde hareket olanağı sağlar.

Fotoğraf 1.8: Deneme çekim açısı

Fotoğraf 1.9: Deneme çekim açısı

Fotoğraf 1.10: Deneme çekim açısı

İyi ve etkili fotoğraf bazen sadece doğru seçilmiş çekim yüksekliğiyle elde edilebilir.Ortalama insan boyu ile görmeye alışkın olduğumuz konular, alışılmadık çekim açıları ve çekim yükseklikleri fotoğrafta beklenmedik etkilere neden olabilir.

1.2. ÇEKİM ÖNCESİ HAZIRLIKLARI YAPMAK 8. bölüm

1.2.7.  Konu ile ilgili Hazırlık ve Düzenlemeler

Hazırlık yapılmaksızın fotoğraf çekebilmek için; deneyim, iyi bir göz eğitimi ve bilgi birikimi gereklidir. Bu nedenle amatör çekimlerde mutlaka ön hazırlık yapılmalıdır.

 1.2.7.1 Konunun Hazırlanması 

Çekimi yapılacak konu belirlendikten sonra, gösterilmek istenen amaca göre hazırlık yapılmalıdır. Konuyu en iyi yansıtacak ışık, alan parçası ve detaylar belirlenmelidir. Konuyu en güçlü ifade edecek ışığın yönü, şiddeti ve türü belirlenmelidir çünkü fotoğrafın gücü öncelikle ışığın doğru seçilmesi ve doğru kullanılmasıyla sağlanır. İyi aydınlatılmayan konu ne kadar güzel olursa olsun iyi fotoğraf elde edilemeyebilir.

Konu hazırlığı yapılırken, varsa figürlerin konumuna, arka planda görülmesi istenen ve istenmeyen objelere, kullanılacak ışığın yönüne ve çeşidine çekim öncesinde karar verilmelidir.

1.2. ÇEKİM ÖNCESİ HAZIRLIKLARI YAPMAK 9. bölüm

Fotoğraf 1.11: İç mekânda portre çekimi

Yukarıda gördüğünüz örnekte olduğu gibi bazı iç mekân fotoğraflarında sadece ortamda var olan doğal ışık kullanılarak dramatik etkiler yaratılabilir. Bunun için düşük ISO ile uygun diyafram ve enstantane değerleri kullanılmalıdır. Bu kadar güçlü kontrast etki istenmiyorsa yüksek ISO değerleri ve flaş kullanılarak homojen ışık etkisi sağlanabilir.

1.2.7.2. Konunun Yerleştirilmesi

İç mekân fotoğraf çekiminde konunun yerleştirilmesi çoğu zaman dış mekânda çalışmaktan daha kolaydır. Kompozisyon oluştururken konunun ögeleri, deneme çekimlerle istenilen yere taşınabilir. Konu mekân içine yerleştirilirken ışığın kaynağı ve şiddeti mümkün olduğu kadar değiştirilerek konu üzerindeki etkisi kontrol edilebilir.

Amacına göre konunun yerleştirilmesi konusunda karar verecek kişi fotoğrafçıdır. Mekân içerisinde konunun nereye yerleştirildiği fotoğrafın etkisini arttırabilir de azaltabilir de.Bu, pratik bilgi birikimi ve deneyim ile süreç içerisinde kazanılır.

1.2. ÇEKİM ÖNCESİ HAZIRLIKLARI YAPMAK 10. bölüm

Aşağıdaki kız çocuğunun olduğu fotoğrafta, kontrast tonlar olmasa da konu ve figür, fotoğraf alanının sağ orta bölümüne yerleştirilerek fotoğraf ile verilmek istenen duygu güçlendirilmiştir.Aynı figür alanın orta yerinde olsaydı aynı şeyleri söylemek mümkün olamazdı.

Aşağıdaki iki yaşlı figürün olduğu fotoğrafta, doğal ışık ve fon olarak detaylardan arındırılmış yalın bir mekân parçası kullanılmıştır. Aynı fotoğraf, figürlerin yalnızlığını ve yaşlılığını vurgulayacak boş bir mekân parçasında çekilmeseydi ya da daha fazla ışıklandırılsaydı aynı etki sağlanamazdı.

Fotoğraf 1.12: Dış ve iç mekânda konu yerleşimi

1.2. ÇEKİM ÖNCESİ HAZIRLIKLARI YAPMAK 11. bölüm

1.2.7.3 Konunun Aydınlatılması 

Fotoğrafı çekilecek konunun aydınlatılmasında gün ışığı ya da yapay ışık kullanılabilir.İç mekânda konu kapı ve pencerelerden gelen doğal ya da yapay ışıklarla aydınlatılır. İç mekânlarda çekilecek fotoğrafların ışık değerleri pozometre ile ölçüm yapılarak pozometrenin verdiği değerlere göre ayarlanmalıdır.Aynı konu farklı yönlerden gelen farklı ışık şiddetleriyle aydınlatılarak birbirinden farklı yüzlerce fotoğraf elde edilebilir. Önemli olan konuya uygun aydınlatmanın seçilmesidir. Doğru ışık seçimi deneme çekimlerden sonra elde edilebilir.

Fotoğrafı çekilen konuda yaratılmak istenen amaca göre flaş ışığı kullanılarak kont- rastlık düşürülebilir ancak flaşın yakın olduğu objelerin gereğinden fazla aydınlanacağı, flaş ışığının uzak olduğu objelerin ise yeteri kadar aydınlanmayacağı unutulmamalıdır.

Fotoğraf 1.13: İç mekânda konunun aydınlatılması

1.2. ÇEKİM ÖNCESİ HAZIRLIKLARI YAPMAK 12. bölüm

Yukarıdaki örnek fotoğrafta olduğu gibi ışık, mekânı tek yönden ama yeterince aydınlatamıyorsa yüksek ISO kullanılabilir. Ancak her konu için homojen ışık gerekli değildir. Bazen tek yönden gelen ve ortamı homojen olarak aydınlatmayan ışık, fotoğrafın etkisini ve anlatım gücünü artırır.

Resim 1.14: Işığın gücünün doğru kullanımı

Yukarıdaki fotoğrafta olduğu gibi resim sanatında da kullanılan ışığın şiddeti, yönü ve türünün yaratılmak istenen etkiyi arttırdığı görülür.

V3. Konuyu Hazırlamak

Fotoğraf çekimi ile ilgili filmi izlemek içim tıklayınız.

1.3 Fotoğraf Çekimi İçin Temel Teknik Bilgileri

1.3 Fotoğraf Çekimi İçin Temel Teknik Bilgileri 

Bu modülde verilen iç mekanda fotoğraf çekimi uygulamalarını yapabilmek için daha önceki modüllerde verilmiş olan bazı temel teknik bilgileri hatırlamakta fayda vardır. Fotoğraf çekerken bu hususlara dikkat etmek gerekir. Bunlar;

  • Fotoğraf makinelerinde ışığın şiddetini ölçen pozometre vardır. Konudan yansıyan  ışık ölçümü deklanşöre yarım basarak yapılır. Makinenin ekranında bu ışık değerinde kullanılması uygun olan diyafram ve /veya enstantene /enstantane??? ayarı gözükür. 
  • Diyafram : Objektiflerin  içerisinde bulunan, kısılıp  açılabilme özelliğine sahip bıçaklardan oluşan bir mekanizmadır. Diyafram, objektiften gelen ışığın sensöre düşme miktarını belirler.
  • Enstantene: Fotoğraf makinesinin içerisinde bulunan sensörün hemen önünde bulunan ve kapanıp açılan bir perdeye benzeyen bir mekanizmadır. Enstantene, sensöre düşen ışığın süresini belirler.
  • Diyafram ve enstantenede verilen değerler girildiğinde amaçlanan görüntü elde ediliyor ise deklanşöre basarak fotoğraf çekilir.İstenilen görüntü elde edilmedi ise farklı ışıklar kullanılarak, diyafram ,enstantene , asa değerleri değiştirilerek istenilen görüntü elde edilir.

1.3 Fotoğraf Çekimi İçin Temel Teknik Bilgileri 2. bölüm

  • Fotoğraf makinesi ile çekimi yapılacak konuya  netlik yapılır. Fotoğrafın önünde ve arkasında görülen net bir alan oluşur. Buna net alan derinliği denir. Net alan derinliğini etkileyen üç etken vardır. Bunlar;
    1. Diyafram açıklığı
    2. Konuyla makine arasındaki uzaklık
    3. Objektifin Odak uzaklığı

-Diyafram açıklığı arttıkça net olarak görülen alan azalır.

-Konuyla makine arasındaki mesafe azaldıkça net olarak görülen alan azalır.

-Objektifin odak uzaklığı arttıkça net olan alan azalır.

Fotoğraf çekimi için yapılan makine ayarları ve düzenlemelerdeki amaç, fotoğrafın etkisini güçlendirmektir. Unutmayalım ki teknik bilgileri ve kuralları ne kadar doğru uygularsak o kadar iyi fotoğraf elde ederiz.

1.3 Fotoğraf Çekimi İçin Temel Teknik Bilgileri 3. bölüm

Fotoğraf çekimi için yapılan düzenlemelerdeki amaç, fotoğrafın etkisini güçlendirmektir.

Fotoğraf makinesinin konumu, çekim açısı, yaratılmak istenen etkiye göre ayarlanır. her bir çekim açısının yarattığı etki farklıdır. Alt açı, kişiyi olduğundan daha büyük ve üstün algılanmasını sağlarken; üst aç, kişiyi olduğundan daha küçük ve aciz gösterir. Göz hizası ise nesnel bir bakış açısı kazandırır.

Fotoğrafta izleyicinin dikkatini istenilen yere çekmek, istenilen duyguyu uyandırmak mümkündür.  Fotoğrafçı kompozisyon kurallarından yararlanarak amaçlanan etkiyi yaratır.  Fotoğrafta sade bir arka plan, ışığın şiddeti ve yönü, kullanılan renkler, çizgi ve desenler, hareket, bakış yönü, nesnelerin/ kişilerin fotoğraf çerçevesi içerisindeki konumları ile fotoğrafçı ilgiyi istenilen yöne çeker.

2. İÇ MEKÂNDA FOTOĞRAF ÇEKERKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR

2. İÇ MEKÂNDA FOTOĞRAF ÇEKERKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR

2.1. İç Mekân Çekiminde Işık Koşullarında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Bir görüntünün kaydedilmesi sırasında kullanılacak ışığın, gereken teknik ve psikolojik etkileri sağlayabilmesi amacıyla tam anlamıyla kontrol edilmesi gerekmektedir. Kapalı mekânlarda fotoğrafçı kullandığı ışığı istediği sayıda farklı açılardan konu üzerine gönderebilir ve bunların yönlerini ve şiddetlerini ayarlayabilir.Tüm bu ayarlamaları yapabilmek için ışık kaynaklarında belirli özelliklere sahip parçalar ve aksesuarlar kullanır. Fotoğrafçının ışığı istediği gibi yönlendirmek, yumuşatmak, azaltmak ve çoğaltmak için ışık aksesuarları kullanılır.

Konuya uygun aydınlatma koşulları hazırlanırken pencereden gelen ışığın yetersiz kaldığı durumlarda flaş, ek ışık kaynakları ya da açık diyafram değerleri kullanılarak yeterli aydınlatma sağlanabilir.

İç mekânda fotoğraf çekerken, ışık kaynağından uzaklaştıkça ortaya çıkan koyu ve büyük gölgelere dikkat edilmelidir.

Konuya uygun olarak bazen geniş açılı objektif kullanılarak mekânın olabildiği kadar geniş bir parçası kadraja sığdırılabilir bazen de yaratılmak istenen etkiye göre iyi aydınlatılmış detaylara odaklanarak çekim yapılabilir. Ancak geniş alanlarda aydınlatma her zaman bu kadar kolay olmayabilir

2.1. İç Mekân Çekiminde Işık Koşullarında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

İç mekân çekimlerinde sert ışık ve gölgelerin oluşmasını engellemek için tül perdeler diffüzer, gölgeli alanların aydınlanması için ışığın geldiği yönün aksine konulan beyaz bir kumaş reflektör olarak kullanılabilir.Doğru ve başarılı aydınlatma izleyicinin ilgisini ve dikkatini konuya yönlendirir.İyi bir aydınlatma ile görüntüye derinlik etkisi kazandırılır.

Ortam ışığının rengi ve türüne göre ayar yapılmadığında fotoğrafın bütününe istenilmeyen rengin hakim olacağı unutulmamalıdır. Bu yüzden çekim yapmadan once white balance (beyaz ayarı ) yapılmalıdır.

Fotoğraf 2.1:Yaprak parasoley

Fotoğraf 2.2: Objektife takılı parasoley


Fotoğraf 2.3: Nokta kesiciler(dots) 

Fotoğraf 2.4: Reflektör (mattflector) kesiciler

2.2 Ters Işık Çekiminde Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

2.2 Ters Işık Çekiminde Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

           Fotoğrafta her zaman yapılması istenen, ışığın makinenin arkasında kalarak konuyu aydınlatmasıdır. Ancak bu ışık türünde yapılması gereken, adından da anlaşılacağı üzere ışığın ters konumda bulunmasıdır, yani ışık makinenin karşısında ancak konunun arkasında yer almalıdır.

Aşağıdaki fotoğraf, karanlık ortamda aydınlık olan alana karşı konumlanarak çekilmiştir. Görüntü üzerindeki formlar koyu siyah lekeler olarak ifade edilmek istendiği için pozlama değerleri ışıklı ortama göre alınmıştır.


Fotoğraf 2.5: Ters ışık fotoğrafı

Bazen ters ışığa rağmen formdan detay alınmak istenebilir. Bu durumda ışıklı alan ile karanlıkta kalan alanların ortalaması olan değerler esas alınmalıdır. Deneme çekimlerle istenilen sonuçlar elde edilebilir.

2.3. İç Mekan Çekimlerinde Kompozisyon Oluştururken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

2.3.  İç Mekan Çekimlerinde Kompozisyon Oluştururken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Kompozisyon, ayrı parçalardan birleştirme yoluyla dengeli ve düzenli bir bütün oluşturma işidir. Fotoğrafta kompozisyon ise fotoğraf çerçevesine giren objeleri göze hoş gelecek şekilde seçme ve düzenleme işidir.

Kaydedilen her görüntü, sonuçta bir anlam ifade eder; ancak bu görüntüyü istenen niteliklere göre çekebilmek için bazı ölçütler vardır. Bu ölçütlere, “kompozisyon ögeleri” denir.

2.3.1. Belirginlik ve Sadelik

            Fotoğraf ile verilmek istenen mesajın izleyici tarafından anlaşılması için çekilen fotoğrafta ifadeyi sağlayan görüntünün belirgin olması gerekir.Anlatım için gerekli ögeler kadraj içine alınıp izleyiciyi konu dışına sürükleyen görüntüler kadraj dışına çıkartılmalıdır.

            Fotoğrafçı ayıklama işlemini gerçekleştirebilmek için çekim noktasını değiştirilebildiği gibi, alan derinliğinin etkisini de kullanılabilir. Sadeleştirme için kullanılacak yöntemlerden biri de perspektiften yararlanmaktır.


Fotoğraf 2.6: Gazete okuyan kız

2.3. İç Mekan Çekimlerinde Kompozisyon Oluştururken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar 2. bölüm

2.3.2. Bütünlük

Bütünlük, eksiksiz, tam, derli toplu olan, dağınık olmayandır. Fotoğraftaki bütünlükten söz edebilmek için, aynı görüntüde yer alan hiçbir öğenin birbirine yabancı ve uyumsuz olmaması gereklidir. Bütünlüğün kurulduğu fotoğraflarda yer alan ögeler birbirleriyle ilişkili olarak ana öğe etrafında toplanmalıdır. Fotoğraf ne anlatıyorsa sadece o ve onu destekleyen, birbirleriyle ilişkili ikincil ögeler kadraj içinde almalıdır.

Fotoğraf 2.7: Fotoğrafta bütünlüğün kurulmasında ikincil ögelerin katkısı


2.3. İç Mekan Çekimlerinde Kompozisyon Oluştururken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar 3. bölüm

2.3.3. Denge

Fotoğrafta dengeyi yatay ve dikey çizgiler oluşturur. Denge, kimi zaman biçim ve ölçü ile sağlanırken kimi zaman da leke, renk ya da ton değerleriyle sağlanır. Simetrik ve asimetrik olmak üzere iki çeşittir. Simetrik dengede eşit cisimlerin dengesinden, asimetrik dengede ise eşit olmayan cisimlerin dengesinden söz edilebilir.

Fotoğraf 2.8: Fotoğrafta renk, leke, ölçü dengesi

2.3. İç Mekan Çekimlerinde Kompozisyon Oluştururken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar 4. bölüm

2.3.4. Ritim

Ritm fotoğrafa konu olarak seçilen nesneyi birden çok sayıda kullanmaktır. Ritmi oluşturan ögelerin düzenli tekrarı, düzensiz tekrarından daha güçlü etki yaratır. İki ya da daha çok ögenin birbirini hareket, biçim, renk ve ton değerleri bakımından desteklemesi anlatıma güç katar. Bazen ritim ve uyum birlikte kullanılabilir. Hareket eden ögelerin aynı tarafa yönelmesi ya da duran nesnelerin aynı tarafa yönelişi hareketteki uyumu sağlar. Küçüklü büyüklü benzer biçimlerin arasında biçim uyumu söz konusudur.

Fotoğraf 3.9: Biçimde kontrasta bir örnek

2.3. İç Mekan Çekimlerinde Kompozisyon Oluştururken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar 5. bölüm

2.3.5. Kontrast

Kelime anlamı, “zıtlık” demektir. Fotoğrafta yer alan ögelerin gerek ışık, gerek objeler ve gerekse renk bakımından karşıt bir anlam ifade edecek şekilde yer almasıdır. Örneğin, bir insanın boyunun çok uzun olduğunu göstermeniz için yanına normal veya kısa boylu bir insanın görüntüsü gerekir

Fotoğraf 2.10: Biçimde kontrasta bir örnek

2.3. İç Mekan Çekimlerinde Kompozisyon Oluştururken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar 6. bölüm

2.3.6. Işık

Konuda vurgulanmak istenen noktaların diğer bölgelere göre daha aydınlık olması ya da istenmeyen görüntüleri fotoğraf karesinin dışına taşımak için, bu bölgelerin çok aydınlık ya da karanlık olmaları, fotoğrafta konunun belirginliğini artırır.

Fotoğraf 2.11: Işıkla yapılmış bir kompozisyon

2.3. İç Mekan Çekimlerinde Kompozisyon Oluştururken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar 7. bölüm

2.3.7. Doku

Doku, ışığın konuya yatık geldiği hallerde belirginleşen bir vurgulama ögesidir. Dokuda ışığın geliş yönü, konunun yapısal özelliklerini ortaya koymak için önemlidir. Örneğin girintili çıkıntılı bir yüzey, dik gelen ışık altında detay vermeyen, boş bir alan olarak görülür.

Fotoğraf 2.12: Fotoğrafta detay/doku örnekleri


2.3.8. Çizgiler

Çizgiler kompozisyonda önemli bir rol oynarlar.Fotoğrafta diyagonal çizgiler yön belirtmek için kullanılabilir. Bu asıl konuya gözünüzü yöneltmenin basit ve kolay bir yoludur.

Fotoğraf 2.13: Tekrarlayan çizgilerle izleyicinin dikkatinin ilgi merkezine çekilmesi


2.4. Farklı İç Mekân Çekim Örneklerinin İncelenmesi

2.4. Farklı İç Mekân Çekim Örneklerinin İncelenmesi

2.4.1 Hatalı Çekim Örnekleri

Işığın fotoğraf için en gerekli öge olduğu bilinmektedir. Işık kadar önemli olan diğer konu çekilen fotoğrafın makinenin teknik olanaklarıyla değil fotoğrafçının bilgisi ve deneyimleriyle çekilmiş olmasıdır.

Aşağıda yer alan fotoğrafların hem ışık değerleri doğru kullanılmamış hem de kompozisyon kuralları hatalıdır. Obje fotoğraflarında kadraj hatalı kullanılmış, arka plana özen gösterilmemiş, ışık değerleri hatalı kullanılmıştır.

Fotoğraf 2.14: Hatalı çekim örnekleri


2.4. Farklı İç Mekân Çekim Örneklerinin İncelenmesi 2. bölüm

Fotoğraf 2.15: Hatalı çekim örnekleri


Yukarıda yer alan fotoğrafların ışık değerleri doğru kullanılmadığı gibi konunun ne olduğu da belli değildir. Konu mekân ise gerektiği kadar gösterilmemiştir. Konu kitap okuyan kadın figür ise figür mekân içinde kaybolmuştur.Fotoğrafçının ne gösterdiği belli değildir. Her öge yüzey üzerinde neredeyse diğeri kadar alan kaplamıştır. Görüntü gereksiz detaylardan arındırılmamıştır.

2.4. Farklı İç Mekân Çekim Örneklerinin İncelenmesi 3. bölüm

Fotoğraf 2.16: Doğru çekim örnekleri


2.4.2 Doğru Çekim Örnekleri

Yukarıda yer alan fotoğraflar doğru çekim örnekleridir. Kitap okuyan kadın figürün kompozisyon içindeki konumu, çekim açısı ve fon doğru kullanılırken, mekâna dair bilgi de verilmiştir. Obje fotoğrafında ise çekim açısı, ışık, doğru kullanılmıştır. Hatalı fotoğraf örneklerindekinin aksine fon arka plana müdahale edilmiştir. Her iki fotoğrafta da kadraj bilinçle seçilmiştir.

2.4. Farklı İç Mekân Çekim Örneklerinin İncelenmesi 4. bölüm

2.4.3 Farklı Işık Uygulamalarına ilişkin Örnekler

Aşağıda görülen fotoğraflar farklı ışık uygulamaları için iyi birer örnektir. Dikey formda yer alan fotoğrafta üst sağ yandan gelen doğal ışık kullanılırken, yanında yer alan yatay konumdaki fotoğrafta ışık konu üzerine karşıdan gelmektedir.


Fotoğraf 2.17: Farklı ışık örnekleri


2.4. Farklı İç Mekân Çekim Örneklerinin İncelenmesi 5. bölüm

Fotoğraf 2.18: Doğru çekim örnekleri

Yukarıda yer alan fotoğrafta yaygın homojen ışık kullanılmıştır. Görüldüğü gibi her ışık kaynağı ve yönü türünün konu üzerindeki etkisi farklıdır.


Fotoğraf 2.19: Doğal ışık aydınlatma örneği


2.4. Farklı İç Mekân Çekim Örneklerinin İncelenmesi 6. bölüm

2.4.4 Farklı Açı Uygulamaları Örnekleri


Fotoğraf 2.20: Farklı açı örneği


Fotoğraf 2.21: Farklı açı örneği


V4 İç Mekanda Fotoğraf Çekerken Dikkat Edilecek Noktalar

Fotoğraf çekimi ile ilgili filmi izlemek içim tıklayınız.

3. ÇEKİM SONRASI İŞLEMLERDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR

3. ÇEKİM SONRASI İŞLEMLERDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR

3.1 Çekim Sonrası Yapılacak İşlemler

Çekim sonrasında fotoğraf makinesi donanımının  bakımı ve temizliği yapılır, ekipmanlar yerleştirilir. Bellek kartındaki görüntüler bilgisayara aktarılarak arşivlenir. Fotoğraf baskısı yapılarak müşteriye teslim edilir.

                                           

3.1.1 Bellek Kartındaki Görüntülerin Bilgisayara Aktarılması

Her makinede ayrı bir bellek deposu vardır.Bu bellek kartlarının saklama gücü biriktirilmek istenen fotoğrafların sayısı ve çözünürlüğüne göre değişir.Fotoğrafları makineden bilgisayara aktarırken bağlantı kablosu ya da kart okuyucular kullanılabilir.

3.1.2 Görüntülerin Kontrol Edilmesi

Fotoğraf işleme programları ile fotoğraf üzerinde gerekli düzenlemeler yapılır. Fotoğrafın gereksiz fazlalıkları atılabilir, konrastlığı üzerinde oynanabilir, çeşitli filtrelerle efektler  oluşturulabilir.

Bellekte bulunan görüntüler bilgisayar ortamına aktarıldığında önce teknik özellikleri kontrol edilir.Daha sonra kompozisyon ve ışık değerleri açısından incelenir.Gerekirse görüntü düzenleme programlarıyla müdahale edilir.

3.1. Çekim Sonrası Yapılacak İşlemler

3.1.3. Görüntünün Arşivlenmesi ve Müşteriye Teslim Edilmesi

3.1.3.1. Görüntülerin Arşivlenmesi

Dijital fotoğraf makineleri fotoğrafları belirli formatlarla bilgisayara transfer eder. Dosya transferi verilerin depolanma yolunu simgeler. PC ve MAC ortamı için genel olarak kullanılan JPEG,TIFF,GIF,PNG,BMP,PICT,EPS gibi dosya formatları vardır. Bazı dosyalar PC bazı dosyalar ise MAC ortamında kullanılabilir.

Bilgisayara atılan bu dosyalar büyük boyutlara sahiptir. Bilgisayar üzerinde depolama alanına kaydedildiğinde çok fazla yer kaplar aynı zamanda da bilgisayarda oluşan bir arızada kaybetme riski vardır.Bu dosyalar DVD veya harici belleklerde kaydedilip saklanmalıdır. Ayrıca fotoğraf arşiv programları satın alınarak bu programlara da kaydedilir.

3.1.3.2.  Fotoğrafların Müşteriye Teslimi

            Fotoğraflar dijital ortama aktarılıp görüntü işleme programıyla son hali verilerek baskı aşamasına getirilir.Fotoğraflar, işin kabulü sırasında hazırlanan ve müşteri talebinin ve işe ilişkin bilgilerinin yer aldığı formda belirlenen sayı ve ebatta  fotoğraf kağıtlarına basılır.

Basım işlemi sonrasında baskı kalitesi , boyutu ve basım adedi kontrol edilir. Yan bellek birimlerine aktarılmış görüntülerle birlikte müşteriye teslim edilir.

3.2. Makine ve Ekipmanların Kontrolü, Temizlik ve Bakımı

3.2. Makine ve Ekipmanların Kontrolü,  Temizlik ve Bakımı

Fotoğraf makinesini ve objektifi, çalışmalar sırasında ne kadar titiz davranılsa da, temiz tutmak mümkün olmaz. Çoğu zaman fotoğrafın konusuna konsantre olunduğundan çevre etkenleri göz ardı edilir.Fotoğraf makinesinin taşınma, saklanma ve kullanma aşamalarında tozlanması ve kirlenmesi olağandır. Temizlemeden kullanmak ise makinenin ömrünü kısaltacağı gibi çalışmayı da etkiler.

Ayrıca saklama koşulları da çok önemlidir.Üreticilerin tavsiye ettiği koşullarda saklanan malzemeler daha yavaş yıpranırlar.Çok büyük maliyetlerle alınan fotoğrafçılık aksesuar ve ekipmanlarını kullanırken ve saklarken çok özen göstermek gerekir.

Fotoğraf 3.1: Antistatik bezle temizlik


Fotoğraf 3.2: Temizleme kağıdı ve solüsyon


Fotoğraf 3.3: Fırçalı puar


V5. Çekim Sonrası İşlemleri Yapmak

Fotoğraf çekimi ile ilgili filmi izlemek içim tıklayınız.

Engelleri Aşalım

SERAMİK VE CAM TEKNOLOJİSİ SERAMİK ŞEKİLLENDİRME SUCUK YÖNTEMİ İLE ŞEKİLLENDİRME

SERAMİK VE CAM TEKNOLOJİSİ, SERAMİK ŞEKİLLENDİRME , SUCUK YÖNTEMİ İLE ŞEKİLLENDİRME

SERAMİK VE CAM TEKNOLOJİSİ

SERAMİK ŞEKİLLENDİRME

SUCUK YÖNTEMİ İLE ŞEKİLLENDİRME

Giriş

GİRİŞ

İnsanların ateşi bulmalarıyla ve yaptıkları çamurdan formları pişirmeyi keşfetmeleriyle seramik insan hayatındaki yerini almıştır. Zaman içinde gelişmeler göstererek bugünkü yerini almıştır. Bugün evimizdeki süs eşyalarından tutun da uzay mekiklerinin gövdesine kadar bir sürü alanda karşımıza çıkmaktadır.

Seramik üretimi yapabilmek için ilk olarak malzemeyi tanımak gerekir. Sucuk yöntemi işe yeni başlayanların çamur ile çalışmaya alışmaları ve çamurun neler verdiğini öğrenebilmeleri için mükemmel bir yoldur. Çamur ile tanışmak ve ona nasıl şekil verilebileceğini öğrenmek bu mesleğin ilk adımıdır.

Temel teknikler öğrenildikten sonra çamurla olağanüstü ürünler oluşturulabilmesi tamamen kişinin yaratıcılığına ve el becerisine kalır. Sucuk yöntemiyle bu işe başlamanın ilk adımlarından birini atmış olacaksınız.

Bu modülü tamamladığınızda sucuk yöntemiyle form şekillendirme tekniğini öğrenecek ve bu tekniği yeni ürünler ortaya çıkarmak için kullanabileceksiniz.


1. ÇAMURU YOĞURMA

1.1. Seramik

1.1.1. Seramiğin Tanımı

Metal ve alaşımları dışında kalan, inorganik sayılan tüm mühendislik malzemelerinin çeşitli yöntemler ile şekillendirilip, kurutulup, dekorlu-dekorsuz, sırlı-sırsız pişirilmesi bilim ve teknolojisidir. Aynı zamanda bir sanat dalıdır.



Resim 1.1: Kırmızı vakumlu çamur


1.1.2. Plastik Çamur

Tanımı: Nem miktarı genellikle % 15- 30 oranında; değişiklik, bağlayıcılık ve plastikiyet özelliği gösterebilen seramik çamurudur.

Çeşitleri: Kırmızı vakumlu çamur (Resim 1.1), beyaz vakumlu çamur (Resim 1.2), şamotlu çamur



Resim 1.2: Beyaz vakumlu çamur

1.1.3. Yoğurma teknikleri

Yoğurma teknikleri

Yaklaşık 2-4 kg ağırlığında bir çamurla işe başlayınız. Bu yöntemler çamuru yumuşatmak veya sertleştirmek için de kullanılabilir. Dilimlenen çamur, arasına yumuşak (veya sert) çamurdan dilimler yerleştirerek yoğrulur. Şamot ve kum da aynı yöntemle karıştırılır.

Koparma yapıştırma tekniği

Sıkıştırma ile çamur tek tür (homojen) bir kıvama gelir. Bu işlemde çamur kütlesi yarıdan kesildikten sonra alttaki üsttekinin üzerine çarpılır. Çamur kütlesini dikdörtgen biçiminde tutup, her tarafı birbiri üzerine çarpılıncaya kadar işlemi tekrarlayınız(Resim 1.3).

Resim 1.3: Çamur koparma


Resim 1.4: Koparma yapıştırma tekniği


Çamur plakaların dikdörtgen kütle haline getirilip, karşı üst köşeden tutulması yukarı doğru kaldırılarak bükülmesi ve iki elle üstten bastırılması ile yapılan yoğurma tekniğidir. (Resim1.5 Resim 1.6)

Resim 1.5:Öküz başı tekniği


Resim 1.6: Öküz başı tekniği

Resim1.7: Burgu tekniği ile çamur yoğurma

Burgu tekniği (Japon tekniği) 

Çamur kütlesinin yoğrulması sırasında 90° döndürülerek burgu şeklinde yapılan yoğurma tekniğidir.(Resim1.7)


1.1.4. Çamuru tekniğe uygun yoğurmanın önemi

Resim 1.8: Çamur kıvam kontrolleri

 (Sert kıvamlı çamur görüntüsü)


Çamuru tekniğe uygun yoğurmanın önemi

Plastik çamurla şekillendirme aşamasında çamurdan kaynaklanan hataların önlenmesi için yoğrulma önem taşımaktadır. Çamuru tekniğine uygun yoğurmada aranılan üç önemli sonuç, aşağıda belirtilmiştir.

Çamurun homojen hale getirilmesi

İçerisindeki hava boşluk ve kabarcıklarının alınması

İstenilen plastik kıvama getirilmesi

Bu nedenle, yoğrulan çamur, kesme teli ile çeşitli yerlerinden kesilerek ( homojenliği, hava kabarcıklarının olup olmadığı) kontrol edilir. İstenilen özellikleri taşıyıncaya kadar çamuru yoğurma işlemine devam edilir. Burada çamurun plastiklik kıvamının kontrollü de büyük önem taşır. Çamurdan bir parça alınarak avuç içinde döndürülür, çubuk (sucuk) haline getirilir. Çubuk halindeki bu çamur işaret parmağına sarılarak plastiklik kıvamı kontrol edilir. Parmağa sarılan çamurda enine ve boyuna küçük çatlaklıklar oluşmuş ise çamurumuzun kıvamı sert demektir (Resim1.8). Bu durumda çamura bir miktar su ilavesi yapılarak yumuşatmak gerekir.


1.1.4. Çamuru tekniğe uygun yoğurmanın önemi 2.bölüm



Parmağa sarılan çamur düzgün bir görüntü oluşturuyorsa ve herhangi bir çatlama yoksa çamurun plastiklik kıvamı şekillendirme için uygun demektir ( Resim 1.9). Eğer çamur parmağa sarılırken şekli bozulup deforme oluyorsa çamurumuzun kıvamı çok yumuşak demektir ( Resim 1.10). Bu durumda ise çamur ahşap veya alçı yüzeyli masada yoğrulmaya devam edilerek fazla suyu aldırılır.


Resim1.9: Çamur kıvam kontrolleri (Plastik kıvamdaki çamur görüntüsü)



Resim1.10: Çamur kıvam kontrolleri (Yumuşak kıvamlı çamur görüntüsü)


Çamur yoğurmada kullanılan araç gereçler

  • Masalar: Çamurun şekillendirilmesi, model ve kalıpların hazırlanmasında kullanılan sehpalardır.
  • Su kapları ve leğenler: Seramiğin şekillendirilmesinde ve kalıplanması işlemlerinde en çok kullanılan el araçlarıdır.
  • Kesme telleri: Plastik çamurları kesmek ayırmak amacıyla kullanılan basit el aletlerindendir.
  • Süngerler: Süngerler hidroskopik yapıya sahip yumuşak sıvıları emen bir malzemedir.
  • Sistire: Paslanmaz çelikten yapılmış malzemedir. Seramik alanının hemen her dalında kullanılır.

1.1.5. Çamuru koruma ortamı

Çamuru koruma ortamı

Plastik çamurda aranılan özellikler; homojen olmalı, içerisinde hava kabarcığı bulunmamalı, rutubet oranı şekillendirmeye uygun olmalıdır.

Plastik çamur, içerisindeki nem oranı genellikle % 15_30 oranında değişik olan; bu oran yapılacak işe, yapım yöntemine göre değişebilen bir çamurdur. Serbest şekillendirme tekniklerini uygularken plastik çamur içerisindeki nem oranının şekillendirmeye uygun olması gerekmektedir. Bu nedenle hazırlamış olduğumuz plastik çamurun nem oranının sabit kalmasını sağlamak gerekir. Plastik çamuru rutubetli depolarda saklayabiliriz. Plastik çamuru naylon poşetlere sarıp hava almasını engelleyerek nem oranını sabit tutabiliriz.


V1. Çamuru Yoğurma

Sucuk Yöntemi ile ilgili filmi izlemek içim tıklayınız.

2. SUCUK TEKNİĞİ

2. SUCUK TEKNİĞİ

2.1. Tanımı

Genelde daire kesitli dönel formlu eşyaların yapımında kullanılan, plastik çamurdan hazırlanan belirli kalınlıktaki çubukların (sucukların) birbiri üzerine sarılması ile form oluşturulması yöntemidir. Plastik çamurun el ile sucuk şekline benzetilerek uygulanmasından dolayı bu yöntem sucuk yöntemi olarak adlandırılmaktadır. Fitil tekniği, çubuk tekniği, sosis tekniği gibi çeşitli isimlerle de anılmaktadır.

Bu tekniğin uygulamasında dikkat edilmesi gereken noktalar.

  • Plastik çamurun nem oranının tekniğe uygun miktarda olması gerekmektedir.
  • Çamur yoğrulurken içinde hava kalmamasını dikkat etmek gerekmektedir.
  • Hazırlanacak sucukların kalınlığı forma uygun olmalıdır.
  • Sucuklar hazırlanırken kopuşmalar ve çatlamalar olmamasına dikkat etmek gerekmektedir.
  • Form oluşturulurken sucukların birbirine iyice kaynaştırılmasına dikkat etmek gerekmektedir.
  • Rötuşlama ve kurutma aşamalarında tekniğine uygun davranmak ve dikkatli olmak gerekmektedir.

2.2. Şekillendirme Tekniği

2.2. Şekillendirme Tekniği

Sucukla şekillendirme tekniği çok eski çağlarda çanak ve çömlek yapımının başlamasıyla ortaya çıkmış olan bir tekniktir. Günümüzde de hala bu teknikle bazı işler yapılmaktadır. Fakat bu işler genellikle, teknik seri üretime uygun olmadığı için sadece amatör çalışmalarla sınırlı kalmaktadır.

Sucuk tekniği ile yapılacak iş 2.5 cm’den 1.5 m’ye kadar çeşitli yüksekliklerde olabilir.

Hazırlanacak sucukların kalınlığı ise yapılacak işin yüksekliğine bağlıdır. 20 cm’ye kadar olan işlerde kalınlık sabit tutulurken işin boyutu büyüdüğünde alt kısımlarında daha kalın, üst kısımlarda daha ince sucuklar kullanılabilir. Burada amaç yukarı kısımların ağırlığının taşınabilmesidir.


Yapılacak işin ilk olarak taban yani dip kısmını oluşturmak gerekir. Bunun için yoğrulmuş, havası alınmış homojen hale getirilmiş plastik çamurdan yapılacak işin büyüklüğüne uygun miktarda çamur alınarak iki el arasında ileri geri hareketlerle inceltilir (Resim 2.1).


Resim 2.1: Çamurun iki el arasında inceltilmesi


2.2. Şekillendirme Tekniği 2. bölüm

Çamur sucuk görünümünü alınca temiz ve kuru bir yüzey üzerine yerleştirilerek eller yan yana ve ayaları aşağı doğru olmak üzere ortasından başlanıp kenarlara doğru yavaş ve dikkatli hareketlerle daha uzun, düzgün ve istenilen kalınlığa gelinceye kadar yuvarlanır Resim (2.2). 


Resim2. 2: Sucuğun istenilen kalınlığa getirilmesi


Resim 2.3: Sucukların çentiklenmesi  


Sucuğun üzerine çentikler atılarak, çamurun sulandırılması ile hazırlanmış balçık adlı malzeme fırça yardımıyla çentikler üzerine sürülür (Resim 2.3,Resim2.4).

               

  Resim 2.4: Çentikler üzerine balçık sürülmesi


2.2. Şekillendirme Tekniği 3. bölüm

Resim 2.5: Sucuğun merkezden başlanarak sarılması


Daha sonra hazırlanan sucuklar merkezden başlanarak kendi etrafında sarılır (Resim 2.5).


Resim 2.6: Sucukların birbirleriyle kaynaştırılması


Parmaklarla ve modelaj kalemleriyle düzeltilerek çamurun birbirine kaynaşması sağlanır (Resim 2.6).

Resim 2. 7: Dip kısmın çentiklenmesi                

Dip kısmı oluşturulduktan sonra kenarları çepeçevre çentiklenir.

Resim 2. 8: Sucuğun yerleştirilmesi

Çentikler üzerine balçık sürülür ve sucuklardan bir tur çentiklerin üzerine yerleştirilir (Resim 2.7, Resim 2.8).

2.2. Şekillendirme Tekniği 4. bölüm


Yerleştirilen sucuk önce iç, sonra dış taraftan başparmak veya bir modelaj kalemi yardımı ile tabana tutturulur (Resim 2.9).


Resim 2.9: Sucuğun tabana tutturulması


Daha sonra aynı şekilde sucuklar üst üste sarılmaya devam edilir. Her sırada çentikleme ve balçık sürme işlemi devam eder. Yine aynı şekilde parmaklarla sıvazlanarak düzeltilir. Sucuklar birbiri üzerine sarılırken oluşturulacak formun şekline göre sarılmasına ve aralarında hava kabarcığı kalmadan birbirlerine iyice kaynaştırılmasına dikkat edilmelidir. 


Resim 2.10: Sucukların üst üste eklenmesi


Resim 2.11: Sucukların dışa doğru eklenmesi


Yapılacak form silindir şeklinde olacaksa sucuklar bir alttakinin tam üstüne gelecek şekilde (Resim 2.10), yukarı doğru genişliyorsa sucuklar bir alttakinin hafifçe

Resim 2.12: Sucukların içe doğru eklenmesi


dış kenarına (Resim 2.11), yukarı doğru daralıyorsa sucuklar bir alttakinin hafifçe iç tarafına (Resim 2.12) oturtularak kaynaştırılmalıdır.

2.2. Şekillendirme Tekniği 5. bölüm

Sucuklarla kabaca şekillendirilen form elle sıvazlanarak ve rötuşlama aletleri kullanılarak düzeltilir. Formun üzeri ıslak süngerle rötuşlanarak çamur kırıntıları ve el izleri yok edilir (Resim 2.13, Resim 2.14).

Resim 2. 13: Sucukların düzeltilmesi  

Resim 2. 14:Formun süngerle rötuşlanması


Resim 2.15: Formun Süslenmesi


Çamur üzerine çizikler atılarak ya da çeşitli materyallerle bastırılarak süsleme yapılabilir (Resim 2.15).

Formun tüm işlemler bittikten sonra ilk olarak üzeri naylonla örtülerek daha sonra yavaş yavaş havalandırılarak kuruması sağlanır.

2.3. Sucuk ile Kalemlik Şekillendirme

2.3. Sucuk ile Kalemlik Şekillendirme

2.3.1. Kalemliğin Fonksiyonları

Kalemlikler içlerine kalemlerimizi koymak ve masa üstü düzeni   sağlamak için kullandığımız kaplardır. Kalemlikler değişik şekillerde olabilir. Kare, dikdörtgen, silindir gibi geometrik formlardan esinlenilebilir.

Silindir bir kalemlik yapabilmek için  en uygun yöntem sucuk yöntemidir.

2.3.2. Ölçü

Kalemliğin ölçüleri belirlenirken fonksiyona uygun ölçüler belirlenmelidir. Kalem boyutlarına uygun, ne gereğinden alçak ne de gereğinden yüksek bir kalemlik olmamalıdır. İçinde belli miktarda kalemi muhafaza edebilecek genişlikte olmalıdır. Çok alçak olursa içinde kalemler durmaz ve denge sağlamak zor olur. Gereğinden yüksek olursa kalemler içinde kaybolur alınması zorlaşır. Çok ince olursa da yeterince kalemi muhafaza etmek mümkün olmaz. Bu nedenle yapılacak formun ölçülerini doğru belirlemek güzel bir ürün ortaya çıkartmakta önemli bir yer tutar.

Bu uygulamada şekillendirilecek olan silindir kalemliğin ölçüleri öğretmen tarafından belirlenecektir. Tecrübe kazandıktan sonra ise uygun ölçülere karar verip kendiniz uygulama yapabileceksiniz.

2.3. Sucuk ile Kalemlik Şekillendirme 2. bölüm

2.3.3. Kullanılan Araç Gereçler

  • Ahşap veya mermer masa: Çamurun şekillendirilmesi için kullanılır.
  • Turnet: Plastik çamuru şekillendirirken rahat döndürebilmek için üzerinde çalışılır.
  • Modelaj kalemleri: Çamura şekil vermek ve kaynaştırmak için kullanılır.Resim 2.13 ve Resim 2.14 ‘e bakınız.


Resim 2.16 Modelaj kalemleri


  • Plastik çamur: Formun yapımında kullanılır. Uygun nem oranına sahip olması gerekir.
  • Misine: Formun fazlalıklarının kesilmesinde ve turnetten ayrılmasında kullanılır.
  • Maşrapa :Formun rötuşlama aşamasında içinde su bulundurulmasında kullanılır.
  • Bıçak: Çamuru kesmek ve çentik açmak için kullanılır.
  • Sünger: Formu rötuşlayıp yüzeyi düzgünleştirmek ve sucukları birbirine iyice kaynaştırmak için kullanılır.
  • Fırça: Sucuklar arasına balçık sürmek için kullanılır.
  • Cetvel: Formun ölçülerinin kontrol edilmesi için kullanılır.
  • Sistire veya ıspatula: Formu turnetten rahat kaldırabilmek için kullanılır.


Resim 2.17 Şekillendirme kalemleri


V2. Çamuru Sucukla Şekillendirme

Sucuk Yöntemi ile ilgili filmi izlemek için tıklayınız.

3. SUCUK YÖNTEMİ İLE ANTİK FORM ŞEKİLLENDİRMEK

3. SUCUK YÖNTEMİ İLE ANTİK FORM ŞEKİLLENDİRMEK

 

3.1. Şekillendirme Tekniği

Eski çağlarda, çark keşfedilinceye kadar insanlar formlarını şekillendirmek için sucuk tekniğini bol miktarda kullanmışlardır hatta bu teknik çarkın keşfedilmesinden sonra da devam etmiş ve günümüze kadar gelmiştir.

Sucuk tekniği ile antik form şekillendirebilmek için en önemli aşamalardan birisi araştırma aşamasıdır. Antik formların hangi dönemlerde yapıldığı, hangi amaçla kullanıldığı, üzerinde süslemeler olup olamadığı, ne tür çamurla yapıldığı ve ölçüleri iyice araştırılmalıdır. Antik form şekillendirmesinde su kapları, yemek kapları, yiyecek saklama kapları dikkate alınarak fonksiyonellikleri incelenmelidir. Burada unutulmaması gereken nokta şekillendirme tekniğine uygun formun seçimidir. Uygulama faaliyetlerinde basit antik formlardan, bileşik (çok parçalı) formlara doğru, insana görelik(ergonomi), estetik görünüm, sağlıklı ve güvenilir olma özelliklerine uygun antik form ölçüleri belirlenmelidir.

3.1. Şekillendirme Tekniği

Resim 3.1: Çamurun yoğrulması

Daha sonra ise araştırılan bu işlerden yukarıda anlatılan kriterlere göre bir form seçilir. Seçilen formun yüksekliği, taban çapı, karın çapı, ağız çapı vs dikkate alınarak yapım ölçülerine uygun eskiz çizimi yapılır.

Şekillendirilecek antik formun büyüklüğü ve şekli göz önüne alınarak kullanılacak olan plastik çamur, tekniğine uygun yoğrulup hazır hale getirilir (resim 3.1).

Resim 3.2: Çamurdan balçık hazırlanması

Şekillendirmede kullanılan plastik çamurdan balçık hazırlanır. (Resim 3.2)


3.1. Şekillendirme Tekniği 2. bölüm

Resim 3.3: Dip kısmın sucukla yapılması

 Seçilmiş olan formun büyüklüğüne uygun kalınlıkta sucuklar hazırlanıp dip kısmı oluşturulmaya başlanır. Dip kısım oluşturulurken hazırlanan sucuklar çentiklenip kendi etrafında sarılabileceği gibi, uygun büyüklükte bir plaka açılıp hazırlanan şablonla kesilerek de yapılabilir(Resim 3.3,Resim 3.4 ).

 Resim 3.4: Dip kısmın plakadan  yapılması

Taban oluşturulduktan sonra sıra yan yüzeyleri oluşturmaya gelir. Burada önemli olan formun şeklidir. Yukarıya doğru genişleyecek mi, daralacak mı, bir süre aynı ölçüde gidip daha sonra genişleyecek veya daralacak mı yapılacak formun şekline bakılarak karar verilir.

3.1. Şekillendirme Tekniği 3. bölüm

Eğer tabandan sonra genişleyen karınlı bir modelse yapılan sucuklar tabandan sonra eklenirken bir alttakinin biraz dış kısmına doğru yerleştirilerek kaynaştırılır (Resim 3.5 ). Genişlik kaç mm olacak ve kaç mm yükseklikte bitecekse o ölçülere ulaşıncaya kadar sucuklar dışa doğru sarılmaya devam eder.


Resim 3.5: Sucukların dıştan sarılarak formun genişletilmesi


Yapılacak formda daralan kısımlar varsa buraların oluşturulması için de sucuklar bir alttakinin biraz iç kısmından yerleştirilir. Gerekli darlığa ve yüksekliğe ulaşılıncaya kadar bu işleme devam edilir (Resim 3.6).



Resim 3.6: Sucukların içten sarılarak formun daraltılmaya başlanması


3.1. Şekillendirme Tekniği 4. bölüm

Resim 3.7: Sucukların çentiklenmesi 

     

Tüm bu işlemler yapılırken silindir kalemlik şekillendirme işleminde de yaptığımız gibi sucukların çentiklenmesi, balçık sürülmesi, parmaklar ve modelaj kalemleriyle birbirine kaynaştırılması unutulmamalıdır (Resim 3.7,Resim 3.8).

     


Resim 3.8: Sucukların balçık sürülmesi

Form bittikten sonra elle ve rötuşlama aletleri kullanılarak düzeltilir, üzeri ıslak süngerle rötuşlanarak parmak izleri ve çamur kırıntıları temizlenir. Bütün bu işlemler sonunda tamamen düzeltilmiş ve temizlenmiş olan form uygun bir ortamda belirli aralıklarla kontrol edilerek kurutmak için kaldırılır.

3.1. Şekillendirme Tekniği 4. bölüm

Resim 3.9, resim 3.10, resim 3.11, resim 3.12, resim 3.13, resim 3.14'te sucuk yöntemi ile şekillendirilmiş antik form örnekleri görülmektedir.

Resim 3.9: Antik form                           


Resim 3.10: Antik form


Resim 3.11: Antik form


Resim 3.12: Antik form


Resim 3.13: Antik form

                       

Resim 3.14: Antik form


3.2. Formların Fonksiyonları

3.2. Formların Fonksiyonları

Seramik, killerin şekillendirilebilme ve pişirilme suretiyle şekillerini koruyabilme özellikleri dolayısıyla dünyanın en eski kültür kaynaklarından biridir. Tarihi M.Ö. 7000 yıllarına kadar dayanmaktadır.

İnsanların ateşi bulmalarıyla birlikte insanlar şekillendirmiş oldukları çamurları pişirip suda erimeyen sertleşmiş kullanım araçları yapmayı keşfetmişlerdir.

Eski çağlarda yapılan ilk seramik ürünler suyu taşımak ve muhafaza etmek amacıyla yapılmıştır. İnsanların en önemli ihtiyaçlarından biri olan beslenme ihtiyacı için gerekli olan yiyecekleri muhafaza etme ve pişirme amaçlı formlar üretmişlerdir. İlk başlarda tamamen kullanıma yönelik basit bir şekilde üretilen bu formlar daha sonraları işin içine zevk unsurunun da girmesiyle üzerlerinde çeşitli süslemelerle karşımıza çıkmaktadır.

İlk çağlarda insanlar seramik kaplar içine ölülerini yerleştirmişler ve hatta Babil sarayı ve piramitlerin duvarlarında pişmiş tuğlalar kullanmışlardır.

3.2. Formların Fonksiyonları 2. bölüm

Antik form dediğimizde akla eski çağlarda yaşamış çeşitli kültürden insanların yapmış oldukları ve çeşitli amaçlara hizmet eden arkeolojik kazılar sonucunda ortaya çıkarılmış, Resim 3.15, resim 3.16, resim 3.17, resim 3.18 de ki  gibi çeşitli formlar görülmektedir..

Resim 3.15: Antik form


Resim 3.16: Antik form


Resim 3.17: Antik form


Resim 3.18: Antik form


3.2. Formların Fonksiyonları 3. bölüm

Bahsedildiği gibi bu formlar zaman ve kültüre göre değişiklik göstermektedir. En yaygın form örnekleri olarak su ve içki kapları, yiyecek pişirme ve muhafaza etme kapları, dinsel tören kapları, süs eşyaları, dekoratif kaplar sıralanabilir. Sucuk yöntemi ile antik form şekillendirmede özellikle bu grup içerisine giren formların fonksiyonları dikkate alınarak bunlar arasından seçim yapılmalıdır.

Arkeolojik kazılarda bulunan bu örneklerin büyük bir kısmının elle şekillendirme yöntemleriyle yapıldığı ve bu örnekler arasında özellikle sucuk tekniğiyle yapılan form örneklerinin oldukça fazla olduğu görülmektedir.

3.3. Ölçü

3.3. Ölçü

Antik formlarda kullanılan ölçüler formların çeşitliliği oranında değişiklik göstermektedir. Formun kulanım alanı, ölçülerin belirlenmesinde etkin bir rol oynamaktadır.

Çok küçük boyutlarda eserler olabildiği gibi çok büyük boylarda eserler de vardır. Su içmek için kullanılan kaplar, yemek pişirilebilen kaplar, yiyecek saklanabilen kaplar, ölülerin konulabildiği kaplar ölçü ve şekil bakımından farklılık göstermektedir.

Bu nedenle antik form şekillendirmesinde su kapları, yemek kapları, yiyecek saklama kapları dikkate alınarak fonksiyonellikleri incelenmelidir. Burada unutulmaması gereken nokta, şekillendirme tekniğine uygun formun seçimidir.Uygulama faaliyetlerinde basit antik formlardan, bileşik (çok parçalı) formlara doğru, insana görelik(ergonomi), estetik görünüm, sağlıklı ve güvenilir olma özelliklerine uygun antik form ölçüleri belirlenmelidir.


3.4. Kullanılan Araç Gereçler

  • Ahşap masa 
  • Mermer masa  
  • Turnet
  • Modelaj kalemleri  
  • Plastik çamur
  • Misine
  • Maşrapa
  • Bıçak
  • Sünger
  • Fırça
  • Cetvel
  • Sistire veya ıspatula

4-FORMU DEKORLAMA

4-FORMU DEKORLAMA

Sucuk tekniği ile Şekillendirilmiş form üzerine çeşitli dekorlama teknikleri uygulanabilir.

Bu teknikler;

  • İz dekoru
  • Kazıma
  • Parça ekleme)
  • Motif (desen oluşturma)
  • Ajur
  • Rölyef
  • Astarlama (angop) dekor tekniği vb.

Biz burada iz dekoru ve kazıma tekniğinin uygulanmasını ele alacağız.

4.1. İz Dekoru

Şekillendirme işlemi tamamlanmış deri sertliğine gelen parçaların üzerlerine çeşitli  biçim ve büyüklükteki nesnelerin, gereçlerin bastırılmasıyla yapılan dekor türüdür.(Resim 1.15) İnsanoğlunun yaradılışı ile tarihlenen en eski, en doğal tekniktir. İlk insanın çamura tırnağını bastırarak yarattığı izler, süslemenin yani dekor uygulamalarının başlangıcı olmuştur. Uygulanması en kolay ve en hızlı üreyebilen dekor yöntemlerinden biridir. Kullanılabilecek araç gereç sınırsızdır. Bu amaçla özel olarak tasarlanmış şimşir, kemik, metal, plastik araçlar, uygun taş parçacıkları, çeşitli bitkiler, kuru dallar, deniz kabukları, zincir, irili ufaklı parçacıklar, dokulu kumaşlar, dantel parçaları, metal, alçı vb. her türlü malzemeden yapılabilecek izleme ruletleri, (Resim 4.1) yüzeyde doku bırakan her türlü malzeme kullanılabilir.

Resim 4.1: İz Dekoru

Resim 4.2: İzleme Ruletleri-Silindir Mühürler

4.1. İz Dekoru 2. bölüm

İz dekorlarının uygulanmasında ıstampa denilen mühürlerden de faydalanılır. (Resim 4.3-4.4)Yaş çamur üzerine uygulanmak istenen motif, seçilen malzemenin üzerine oyulur. Malzeme olarak kauçuk, ahşap, alçı, seramik vb. kullanılabilir. 

Resim 4.3: Ahşap Istampa(Mühür)


Resim 4.4: Alçı Istampa (Mühür)


4.2. Kazıma Dekoru

4.2. Kazıma Dekoru

Kazıma, çeşitli yapım türleriyle şekillendirilmiş pişmemiş yarı mamul çamur yüzeye uygulanan dekor türlerinden biridir. Şekillendirilmiş seramik formların rötuş işlemi tamamlandıktan sonra deri sertliğine gelmiş yüzeylere uygulanır. Uygulama esnasında parça çok yaş ise biçim bozulmaları ve deformasyonlar olabilir. Gereğinden fazla kuru ise şekillendirme esnasında parça atmaları, kopmalar olabileceği gibi sonradan telafisi mümkün olmayan hatalar meydana gelebilir. Kazıma için özel olarak imal edilmiş sert uçlu madeni araçlar kullanır. Uygulanacak dekor, serbest olarak parça üstünde oluşturulabileceği gibi önceden şablon yardımı ile hafifçe parça üzerine izlenerek de uygulanabilir. (Resim 4.5 )Parçanın zedelenmemesi için uygulamada fazla bastırılmadan, kontrollü bir şekilde güç uygulanmalıdır (Resim 4.6); hatta parça yumuşak bir zemin ya da sünger üzerine konarak çalışılabilir. Parçanın rötuşu yapılırken çapaklar iyice temizlenip tozları alınmalıdır. (Resim 4.7) 

4.2. Kazıma Dekoru 2. bölüm

Renklendirme, iz dekorlarında olduğu gibi sır-altı veya sır-üstü boyalarla yapılabilir. İstenirse dekorlu bölümlere ayrıca fırça ile renkli sır, angop veya boyalarla süsleme yapılabilir.

Resim 4.5: Deseni çamura aktarma  

Resim 4.6:Kazıma dekorunu uygulama

Resim 4.7: Kaseye dekor uygulanması



Resim 4.8:Kazıma dekorunu uygulama


4.2. Kazıma Dekoru 3. bölüm

Kazıma dekorlarının bir başka türü sgrafittodur. Sgrafitto dekorları, gerçekte, seramik eşya süslemeleriyle ilgili sınıflamada “Çiğ Hamurlar Üstünde Dekoratif Uygulama Türleri” arasında geçiyorsa da yerine göre sır, angop ya da yaş hamurlar üstündeki kazıma dekorlarında yararlanılır bir süsleme yöntemidir. Kazıma dekorunda, yüzey sert cisimlerle kazınarak alçaklı yüksekli yüzeyler oluşturulur. Sgrafitto dekorunda ise yüzey astarlandıktan sonra seçilen alanlarda kazıma yapılarak desen ortaya çıkar. (Resim 4.8,  Resim 4.9,  Resim 4.10,  Resim 4.11)



Resim 4.9: Sgrafitto Dekorlu Form 


Resim 4.10 :Sgrafitto Dekorlu Form


Resim 4.11: Sgrafitto Dekorlu Form


V3. Formu Dekorlama

Sucuk Yöntemi ile ilgili filmi izlemek için tıklayınız.

5.FORMU KURUTMA VE BİSKÜVÜ PİŞİRİMİ

5.FORMU KURUTMA VE BİSKÜVÜ PİŞİRİMİ

5.1. Kurutma

Tanımı: Kurutma fiziksel bir süreçtir ve rutubetli bir malzemeden şekillendirme suyunun uzaklaştırılıp kurutulması işlemidir.

Seramikte pişirme işleminden önce yapılacak olan en önemli işlem kurutmadır. Kurutmanın yapılabilmesi için, malın içindeki suyun buhar şeklinde uzaklaştırılması gerekir. Bu buharlaşmanın miktarı şunlara bağlıdır:

  • Kurutma havasının sıcaklığı,
  • Kurutma havasının hızı,
  • Kurutma süresi,
  • Malın kuruma yüzeyinin büyüklüğü.

5.2. Kurutma çeşitleri:

Seramik teknolojinde önemli üretim kademelerinden biri kurutmadır. Kilin yapısında bulunan su bünyeden su buharı olarak çıkar. Eğer pişirme öncesi kurutma yapılmazsa bünyede bulunan nem fırınlama sırasında çatlamaya neden olur.


Resim 5.1 Seramik kurutma

5.2. Kurutma çeşitleri:

Çamurun bünyesinde iki çeşit su bulunur:

1.Fiziksel su: Plastik çamurun şekillendirilebilmesi amacıyla içerisine belli miktarda katılan ve kurutma yolu ile bünyeden uzaklaştırılan sudur.

2.Kimyasal su: Çamur taneciklerinin içerisinde kimyasal bağla bağlı olan ve ancak pişirme yolu ile uzaklaştırılan sudur.

5.2.1.Plastik Çamuru Doğal Kurutma Yöntemi:

  • Daha çok tuğla, kiremit ve çömlekçi ürünlerinin kurutulmasında uygulanır. Malınkuruması tamamen ortamın koşullarına bağlıdır, bu nedenle doğal kurutma olarak tanımlanır.

Doğal kurutmanın avantajları

  • Herhangi bir kurutma ısısına gerek duyulmaz.
  • Parçalar çok yavaş kurutulduğunda hemen hiç kurutma hatası göstermez.

Doğal kurutmanın dezavantajları

  • Ortalama 14-20 gün süren kurutma süresine bağlı olarak, büyük kurutma alanları ve yollarına gerek vardır.
  • Açıkhava kurutmaları sadece sezon kurutucularıdır. İlkbahar ve sonbaharda ortaya çıkan sürekli yağışlar, gece donları mallara zarar verir.
  • Rüzgâr ve güneş malların büyük bir kısmının hemen bozulmasına yol açar.
  • Mamüldeki artık rutubet oranının yüksek oluşundan, (% 4-6) fırında ön kurutmanın yapılması gerekir.

5.2.2.Yapay Kurutma

5.2.2.Yapay Kurutma

Odalı Kurutucular

En çok kullanılan kurutma sistemidir. Hareketsiz duran mal, sıcak hareketli kurutma havası ile temas eder. Odalı kurutucular periyodik olarak çalışır ve çoğunlukla tek taraftan doldurulup boşaltılır.

Kanal veya Tünel Kurutucular

Kontinü çalışan bir kurutma sistemidir. Bu sistemde mal sabit olmayıp, tünel boyunca hareketlidir. Kurutma arabalarının doldurma – boşaltma işlemi kurutucunun dışında yapılır. Arabaların tünel içindeki yürüme hızları ayarlanabilir.

5.3.Kurutmaya Etki Eden Faktörler

  1. Çamurun tane büyüklüğü ve dağılımı
  2. Çamurun bünyesindeki hammaddelerin mineral türleri
  3. Bünyede eriyen tuzların olup olmadığı
  4. Moleküllerin yapısal düzeni
  5. Çevrenin rutubet koşulları
  6. Ortamdaki hava sıcaklığı
  7. Kurutmaya giren malların boyut, şekil, su oranlarında beraberlik

5.4. Kurutmadan Kaynaklanan Hatalar ve Kurutmada Dikkat Edilecek Noktalar

5.4. Kurutmadan Kaynaklanan Hatalar ve Kurutmada Dikkat Edilecek Noktalar

Çamur hazırlamadan başlayarak, şekillendirmede bilerek veya bilmeden yapılan hatalara, yanlış kurutma teknikleri eklenince, kurutma hatalarının ortaya çıkması kaçınılmaz olur.

Şekillendirilen bir parçada eğer farklı et kalınlıkları varsa kuruma sırasında, ince kısımlar daha çabuk kuruyacaklarından, geç kuruyan kısımlarla arasında bazı gerilimler ortaya çıkar. Bu ise, ince ve kalın kısımların birleştikleri yerlerde kuruma çatlağı denen çatlak türünü oluşturur.

Daha önce ince mallarda görülen bir kurutma hatası da deformasyon ve eğilmedir. Fakat hareketsiz zemin ve raflarda kurutulan büyük parçalarda da görülür. Nedeni, parçanın yetersiz kuruması veya yalnızca yüzeyinin kurumasıdır. Bu hata, yetersiz kurutma düzenlerinde ortaya çıkar. Malların kurutma içinde hızlı hareketi veya kurutma havasının iyi ayarlanamayan sıcaklığı ve hızı da hataların baş nedenidir.

5.4. Kurutmadan Kaynaklanan Hatalar ve Kurutmada Dikkat Edilecek Noktalar 2. bölüm

Hareketsiz kurutmalarda hep bir taraftan kurutulan parçalar, deformasyonauğrar ve çokça kurutma çatlaklıkları da gösterir.

Kurutma sırasında yüzeye doğru hareket eden su, beraberinde ince tanecikleri de taşıyabilir. Bu durumda yüzeyde ince tanelerden oluşan bir tabakalaşma hatası ortaya çıkar.

Eğer çamurun yapısında çözünebilir tuzlar varsa kuruma sırasında bunlar kolayca yüzeye taşınabilir ve yüzeyde renk lekeleri oluşturur.

5.6. Bisküvü Pişirimi

5.6. Bisküvü Pişirimi

5.6.1. Pişirim ve Önemi

Şekillendirilmiş ve kurutulmuş yarı mamülün, bir program içinde ısıtılması ve oluşan seramiğin tekrar bir program içinde soğutulması işlemidir.

Nem ve suyun tamamen ürün içinden uzaklaştırılıp ürüne mukavemet kazandırılmasıdır.

5.6.2. Bisküvi Pişiriminde Ortak Evreler

  • Fırının doldurulması
  • Ön ısınma
  • Sürekli ısınma
  • Pişme ısınması
  • Soğuma
  • Boşaltma

5.6.3. Pişirimde Bünyede Meydana Gelen Değişiklikler

  • Pişme sırasında seramik, bazı geçici ve kalıcı değişiklikler gösterir.
  • Geçici değişiklikler: Hacimsel büyüme
  • Kalıcı değişiklikler: Kristal değişikliği, cam fazı oluşumu, yer değiştirme reaksiyonları

5.6.4. Bisküvi Pişiriminde Meydana Gelen Hatalar

Pişme sırasında ortaya çıkan hataların bir kısmı üretimin ilk basamaklarında oluşmaktadır. Örneğin: Çamur hazırlamada, şekillendirmede, kurutmada yapılan ve henüz ortaya çıkmayan hatalar, pişirme sırasında ortaya çıkar.

5.6. Bisküvü Pişirimi 2. bölüm

Ham Maddeye Bağlı Hatalar

  • Yaş, topraklı saygısızlıkların kilde bulunması, çatlamalara yol açan homojen ürün verir.
  • Kuruma sırasında yüzeye gelen çözünebilir tuzlara bağlı olarak yüzey lekelenir.

Şekillendirme Yöntemine Bağlı Olan Hatalar

  • Farklı nem miktarına sahip parçaların birleştirilmesi
  • Yüzey çatlakları.

Kurutma Sonucu Ortaya Çıkan Hatalar

  • Bünyenin içi daha nemliyken aniden kurutma işlemi uygulanacak olursa kuruma çatlamaları oluşur. 
  • Derin çatlaklar kurutma hatasıdır.

Pişirme Hataları

  • Seramik üründen su uzaklaştırma işlemi çok ani yapılacak olursa bünyede çarpıklıklar oluşur.
  • Bazı gazlar çıkmadan sinterleşme olursa şişmeler görülür.
  • Su uzaklaştırma işlemi ani hacim değişmeleri ve soğutma işlemleri gereğince yavaş oluşturulamaz ise çatlamalar olur.
  • Sıcaklığın çok çabuk yükselmesinden pişme çatlakları meydana gelir.
  • Pişen ürünlerin çok çabuk soğumasıda çatlamalara neden olur. Bu çatlaklar sert ve keskin olmasıyla diğerlerinden ayrılır.

5.6. Bisküvi Pişirimi 3. bölüm

5.6.5. Bisküvi Pişirimini Yapma

Şekillendirilen bir seramik ürününe ihtiyaç vardır. Bu ürün iyice kurutulduğuna emin olduktan sonra, içinde nem barındırmayacak şekilde kurutulma odalarında bir hafta bekletildikten sonra pişirmeye hazır hale gelir. Aksi takdirde çamurun patlamasına ve deforme olmasına yol açar.

Seramik parçalar fırın plakalarının üzerine üst üste dizilebilir şekilde pişirilebilir. Ancak ürünler fırın duvarlarına değmeyecek şekilde dizilmelidir. Pişirme süresi 8 saate kadar sürer. Bir gün bekledikten sonra fırın kapağı açılır. İçindeki ürünler deforme olmadan çıkartılmış olur.

İlk pişirme ürüne dayanıklılık kazandırmak amacıyla yapılan bir işlemdir. Sıcaklığı 900 - 1000 derece arasında seramik çamurlarının bünyelerine göre değişiklik gösterir. Diğer pişirim ise sırlı pişirimdir. Dayanıklılık pişirimi yapılmış olan mamul üzerine sır boyaları sürülerek daha yüksek sıcaklıkta yapılan bir pişirimdir. Sır yapılan malzeme tamamen camsı bir maddedir. Sır parça üzerinde camsı bir tabaka oluşturur.

Resim 5.2. Seramik ürünleri

V4. Formu Kurutma ve Bisküvi Pişirimi

Sucuk Yöntemi ile ilgili filmi izlemek için tıklayınız.

V5. Ürünü Sırlama ve Sırlı Pişirimi

Sucuk Yöntemi ile ilgili filmi izlemek için tıklayınız.

Engelleri Aşalım

KUYUMCULUK TEKNOLOJİSİ HAZIR TAKI İMALATI MİSİNALI TAKI YAPMA

KUYUMCULUK TEKNOLOJİSİ HAZIR TAKI İMALATI MİSİNALI TAKI YAPMA

KUYUMCULUK TEKNOLOJİSİ, HAZIR TAKI İMALATI, MİSİNALI TAKI YAPMA

Giriş

GİRİŞ

İlk çağlardan günümüze kadar taş ve boncuklar, kuyumculuk ve el sanatlarına özgü yöntem ve tekniklerle işlenip son derece zevkli, modern takı ve ev aksesuarlarına dönüşerek hayatımıza tekrar girmiştir.

Piyasada çok çeşitli taş ve boncuklar bulunmakta ve gün geçtikçe de bu sektör hızla gelişmekte ve çeşitlilik artmaktadır. Çeşitli taş ve boncuklar, farklı kombinasyonlarda misinalarla örülerek ya da dizilerek birbirinden farklı şık takılara dönüştürülebilir.

Bu modülde, misina kullanılarak yapılan takıları tanıyarak, hangi tekniklerde üretilebileceği öğrenilecektir/öğretilecektir.

1. MİSİNALI TAKI YAPIMI İÇİN MALZEMELERİ HAZIRLAMA

1. MİSİNALI TAKI YAPIMI İÇİN MALZEMELERİ HAZIRLAMA

1.1. Misina Çeşitleri

Çeşitli kalınlıklarda misinalar bulunmaktadır. Kullanılan kristal, kum ve boncukların iç genişliklerine göre misina seçilmelidir. Misinalı takılar üretiminde, genellikle 15-20-25-30 mikron kalınlıklarında misinalar kullanılmaktadır. Ayrıca misinaların bilezik yapımında kullanılan lastikli olanları bulunmaktadır.

1.2. Araç ve Gereçler

Boncuk İğnesi: Kristal örme işleminde misinaların ucuna takılarak boncukların arasından misinanın rahat geçmesini sağlar. (Resim1.1)

Kargaburnu: Örme işlemi sırasında kristal veya boncukların arasından misinanın geçişinde zorlanma olduğu durumlarda, iğneyi karga burunla çekerek örme işlemi kolaylıkla gerçekleştirilebilir. Ayrıca kilit gerektiren takılarda kilit takmada kullanılır. (Resim1.2)

 

Resim 1.1. Boncuk İğnesi

Resim.1.2. Kargaburnu

1. MİSİNALI TAKI YAPIMI İÇİN MALZEMELERİ HAZIRLAMA 2. bölüm

Kristal ve Boncuklar: Piyasada çok çeşitli kristal ve boncuklar bulunmaktadır. Misinalı takılarda genellikle prizma kristaller ve kum boncuklar kullanılmakla birlikte, farklı özellik ve niteliklerdeki boncuk ve taşlarda da misina teknikleri kullanılarak üretim yapılabilir. (Resim 1.3)

• Bitler: Misina üzerinde boncukları dizmede ve boncukları misina üzerine sabitlemede kullanılır. (Resim 1.4)      

 

Resim 1.3. Kristal ve Boncuklar 

Resim 1.4. Bitler

V1. Gerekli Araç-Gereç ve Malzemeler

Misinalı Takı Yapımı ile ilgili filmi izlemek içim tıklayınız.


Misina İpine Boncuk Dizme ve Bağlama ile Misinalı Bileklik Yapımı

Aşağıdaki uygulamaları ve işlem basamaklarını gerçekleştirerek, misina ipine boncuk dizme ve bağlama yaparak misinalı bileklik yapımını tamamlayınız.

Gerekli Malzemeler:

  • 20 mikron 30 cm lastikli misina
  • Büyük boy yuvarlak boncuk
  1. Yaklaşık 15 adet boncuk kullanabilirsiniz.
  • Boncuk iğnesi
  • Kolye kilidi ve büyük boy halka
  • Kargaburnu
  • Bit
  1. Görme engellilerin takıyı rahat uygulayabilmeleri için ortalama boncuk sayısı verilmiştir. Kullanıma göre eksiltilip çoğaltılabilir.

Resim 1.5. Gerekli Malzemeler


Misina İpine Boncuk Dizme ve Bağlama ile Misinalı Bileklik Yapımı 2. bölüm

İşlem Basamakları:

  • Malzemelerinizi temin ediniz.
  • 30 cm uzunluğunda misina kesiniz.
  • Kestiğiniz misinaları bitten geçirerek düğümleyiniz ve pensenizle bitin ağzını kapatınız.
  • Misinaların ucuna boncuk iğnesi takınız.
  • Misinanıza, iğne yardımıyla büyük boy yuvarlak boncukları diziniz. (Resim.3)
  1. Boncuk delikleri geniş olduğu için boncuk iğnesi de kullanılmayabilir. Görme engellilerin misinadan boncuğu geçirebileceği kadar genişliktedir.

Misina İpine Boncuk Dizme ve Bağlama ile Misinalı Bileklik Yapımı 3. bölüm

  • Dizdiğiniz misinadaki boncukları bileğinize göre ayarlayınız. İstediğiniz boy uzunluğuna göre boncuklarınızı eksiltiniz ya da fazlalaştırınız. (Resim.4)
  • Boncukların misinaya dizilme işlemi sonunda misinaları bitten geçirerek düğümleyiniz ve pensenizle bitin ağzını kapatınız. (Resim.5)
  • Bit halkalarına halka ve kilit takınız. (Resim.6)
  • Takınızı tamamlayınız. (Resim.7)
  1. Görme engelliler bit ve klipsler takmakta zorlanırlarsa, tek bit kullanarak takının iki ucunu birbirine bağlayabilirler. Bağlantı yerini kapatmak için tek bit kullanabilirler. Lastikli misina olduğu için kullanım sıkıntısı olmayacaktır.

Resim 1.6 Misinaya boncuk dizme


Misina İpine Boncuk Dizme ve Bağlama ile Misinalı Bileklik Yapımı 4. bölüm

Resim 1.7. Misinaya boncuk dizme


Resim 1.7. Misinaya boncuk dizme


Resim 1.8 Kullanıma hazır misinalı bileklik


V2. Misinaya Boncuk Dizerek Bileklik Yapımı

Misinalı Takı Yapımı ile ilgili filmi izlemek içim tıklayınız.


2. MİSİNAYA BONCUK DİZEREK KOLYE VE KÜPE YAPMA

2. MİSİNAYA BONCUK DİZEREK KOLYE VE KÜPE YAPMA

2.1. Misinalı Basit Kolye Yapımı: 

Tek sistemde misinaya boncuk dizilerek yapılan takılardır. 


Resim 2.1. Misinalı Kolye


Misinalı Basit Kolye Yapımı

Misinalı Basit Kolye Yapımı :

Gerekli Malzemeler

  • 50 cm uzunluğunda 25 mikron kalınlığında lastikli misina
  • Boncuk İğnesi
  • 10 mm büyüklüğünde boncuk)

(Boncuk sayısı yaklaşık 40 adet)

  1. Görme engellilerin takıyı rahat uygulayabilmeleri için ortalama boncuk sayısı verilmiştir. Kullanıma göre eksiltilip çoğaltılabilir.
  • Bit
  • Kargaburnu pense
  • Kilit ve halkalar
  • Ortasına takmak için hazır kolye ucu

Misinalı Basit Kolye Yapımı 2. bölüm

İşlem Basamakları:

  • Malzemelerinizi temin ediniz.
  • 1 metre uzunluğunda misina kesiniz.
  • Kestiğiniz misinanın bir ucunu bitle sabitleyiniz.
  • Misinaların ucuna, boncuk iğnesi takınız.
  1. Boncuk iğnesi kullanımı çok gerekli değildir. Misina kalın olduğu için iğne isteğe göre tercih edilebilir. Görme engelliler için misina kalınlığı ve boncuk genişliği takı yapabilmeye uygundur.

Resim-2.2. Malzemeler


Misinalı Basit Kolye Yapımı 3. bölüm


  • Misinanın yarısına kadar boncuk diziniz.
  • Ortasına takmak için hazırladığımız kolye ucunu misinalı takımızın ortasına yerleştirip boncukları dizmeye devam ediyoruz.
  •  İstediğiniz kolye uzunluğuna ulaşıncaya kadar aynı işlemleri şekil 2. 6’ dan yardım alarak tekrarlayınız.

  1. Görme engelliler bit ve klipsler takmakta zorlanırsa tek bit kullanarak takının iki ucunu birbirine bağlayabilirler. Bağlantı yerini kapatmak için tek bit kullanabilirler. Lastikli misina olduğu için kullanım sıkıntısı olmayacaktır.
  • İstediğiniz kolye uzunluğuna ulaştığınızda, bit ve kilitleri takarak çalışmanızı tamamlayınız.

 

Resim-2.3 Misinaya boncuk dizme


Misinalı Basit Kolye Yapımı 4. bölüm

Resim-2.4. Misinaya boncuk dizme


Resim-2.5. Misinaya kilit takma


Misinalı Basit Kolye Yapımı 5. bölüm

Resim-2.6. Misinalı Takı


V3. Misinaya Boncuk DizerekBasit Kolye Yapımı

Misinalı Takı Yapımı ile ilgili filmi izlemek içim tıklayınız.

Misinaya boncuk dizme tekniği ile küpe yapımı

Misinaya boncuk dizme tekniği ile küpe yapımı:

Resim-2.7. Küpe


Gerekli Malzemeler:

  • 6 adet kristal veya taş boncuk (10 milimlik)
  • Boncuk iğnesi
  • 25 mikron kalınlığında 10 cm uzunluğunda misina
  • Bit
  • Kargaburnu
  • Küpe klipsi


Resim-2.8. Malzemeler

Misinaya boncuk dizme tekniği ile küpe yapımı 2. bölüm

İşlem Basamakları

  • Malzemelerinizi temin ediniz.
  • 10 cm uzunluğunda hazırladığınız misinaya düğüm atınız.
  • Misinanın ucundan üç boncuğa geçiriniz.
  • Üçüncü boncuktan sonra bitle misinayı kapatınız.
  • Bite küpe klipsini takarak takıyı tamamlayınız.
  • Küpenin başında sonunda kalan misina fazlalıklarını makasla kesiniz.
  • Aynı işlemi diğer teki için de uygulayıp takımız tamamlıyoruz.

Misinaya boncuk dizme tekniği ile küpe yapımı 3. bölüm

Küpe Yapım Aşamaları


Resim-2.8. Misinaya boncuk geçirme


Resim-2.9. Küpeyi bitirme


Misinaya boncuk dizme tekniği ile küpe yapımı 4. bölüm

Resim-2.10 Misinalı küpe

V4. Misinaya Boncuk Dizerek Küpe Yapımı

Misinalı Takı Yapımı ile ilgili filmi izlemek içim tıklayınız.


Misinaya Ahşap Malzemeleri ve Boncukları Dizerek Takı Yapma

Misinaya Ahşap Malzemeleri ve Boncukları Dizerek Takı Yapma

Gerekli Malzemeler

  • 60 cm uzunluğunda 25 mikron kalınlığında lastikli misina
  • Boncuk İğnesi
  • 2 adet ahşap boru boncuk
  • 2 adet büyük delikli prizma boncuk
  • Ortası için büyük boy yuvarlak boncuk
  • 2 adet yüzeyi tırtıklı 10 mm genişliğinde boncuk
  • 10 mm büyüklüğünde boncuk) (Boncuk sayısı yaklaşık 20 adet)
    • Görme engellilerin takıyı rahat uygulayabilmeleri için ortalama boncuk sayısı verilmiştir. Kullanıma göre eksiltilip çoğaltılabilir.
  • Bit
  • Kargaburnu pense
  • Kilit ve halkalar
  • Ortasına takmak için hazır kolye ucu
    • Görme engelliler için farklı boyutta boncuklar seçilebilir. Dokusu farklı olan boncukların seçimi görme engelli bireylerin işini kolaylaştıracaktır. Dokunarak hangi taşı kaçıncı sırada kullanacağını bilecektir.


Resim-2.11. Malzemeler


Misinaya Ahşap Malzemeleri ve Boncukları Dizerek Takı Yapma 2. bölüm

İşlem Basamakları

  • 1-Malzemelerinizi temin ediniz.
  • 2- Misinanızı bitten geçirip düğüm atınız. Ve bitle misinayı sabitleyiniz.
    • Görme engelli birey için bitten geçirmek zor bir uygulama ise sadece düğüm atabilir.
  • 3- Misinadan önce bir tane büyük boy yuvarlak boncuk geçiriyoruz.
  • 4-Sonra ahşap uzun boru şeklinde boncuğu geçirip takıyoruz ve yanına   ayırt edilmesi için yuvarlak bir boncuk takıyoruz.
  • 5-. Yuvarlak boncuktan sonra aynı boy, yüzeyleri ayırt edici özelliğe sahip. (tırtıklı, simli, oymalı, prizma, vb.) aynı boyda 4 boncuk takarak dizmeye devam ediyoruz.
  • 6-Büyüklüğü ve modeli dokunma yolu ile ayırt edilen plastik malzememizi de takıp sonrasında bir tane daha büyük boncuk ilave ediyoruz.
  • 7-Takının tam ortasına geldiğimiz için tek olan kolye ucunu takıp takımızın yapımına devam ediyoruz.

Misinaya Ahşap Malzemeleri ve Boncukları Dizerek Takı Yapma 3. bölüm

8-Misinalı takımızın diğer yarısını da yukarıdaki sırayı takip ederek tamamlıyoruz.

9-Bitimizi takıp takımıza klipsini pense yolu ile takıyoruz.

10-Misina fazlalıklarını kesip takımızı tamamlıyoruz.

  • Görme engelliler bit ve klipsler takmakta zorlanırsa tek bit kullanarak takının iki ucunu birbirine bağlayabilirler. Bağlantı yerini kapatmak için tek bit kullanabilirler. Lastikli misina olduğu için kullanım sıkıntısı olmayacaktır. 


Resim-2.12 Misinaya tahta boncuk dizme



Misinaya Ahşap Malzemeleri ve Boncukları Dizerek Takı Yapma 4. bölüm

İşlemi bileklik bitimine kadar aynen tekrarlayınız.

Resim-2.13. Misinaya kilit takma


Resim-2.15 Kolyeyi tamamlama


Misinaya Ahşap Malzemeleri ve Boncukları Dizerek Takı Yapma 5. bölüm

Resim-2.15 Ahşap boncuklu kolye

V5. Misinaya Ahşap Malzeme  Dizerek Takı Yapımı

Misinalı Takı Yapımı ile ilgili filmi izlemek içim tıklayınız.

3. MİSİNA ÖRME TEKNİĞİ İLE TAKI YAPMA

3.1. Basit Örme

 

Tek sistemde misina ile örülerek yapılan takılardır.





Resim 3.1 Basit Örme Kolye


3.2. Karmaşık Örme

Birden çok sistemde misina ile örülerek yapılan takılardır.



Resim 3.2 Karışık Örme Küpe


Basit Örme Tekniği ile Kolye Yapmak

Basit Örme Tekniği ile Kolye Yapmak

Gerekli Malzemeler

  • 15 mikron misina
  • Boncuk iğnesi
  • 4 numara kristaller
  • Orta boy yuvarlak kum boncuk
  • Bit
  • Kargaburnu pense
  • Kilit ve halkalar

Resim 3.3. Basit Örme Kolye


Basit Örme Tekniği ile Kolye Yapmak 2. bölüm

İşlem Basamakları

  • Malzemelerinizi temin ediniz.
  • 1 metre uzunluğunda iki misina kesiniz.
  • Kestiğiniz misinaları bitle sabitleyiniz.
  • Misinaların ucuna, boncuk iğnelerini takınız.
  • Misinaların birine, 4 kum boncuk takınız.
  • İkinci misinaya 4 kum boncuk ve 1 kristal takınız.
  • 4 boncuk taktığınız misinanın iğnesini çaprazlayarak ikinci misinaya taktığınız kristalden geçiriniz.
  • Misinanın birincisine 2 kristal, ikincisine de 1 kristal boncuk takınız.
  • Bir kristal taktığınız misina iğnesini diğer misinada bulunan kristallerden en başta olanıyla çaprazlayınız.
  • Misinaların birine 14 adet kum boncuk takınız.
  • İkinci misinaya 7 adet kum boncuk, 1 kristal boncuk ve bir adet kum boncuk takınız.
  • Son taktığınız kum boncuğu boşta bırakarak, iğneyi sadece kristal boncuktan geri geçiriniz.


Basit Örme Tekniği ile Kolye Yapmak 3. bölüm

  • Aynı misina üzerine 7 adet kum boncuk ve bir kristal takınız.
  • 14 Adet kum boncuk bulunan misinanın iğnesini ikinci misinada bulunan kristalden geçiriniz
  • İstediğiniz kolye uzunluğuna ulaşıncaya kadar aynı işlemleri şekil 2.1’ den yardım alarak tekrarlayınız.

Şekil 3.1. Kolye Desen


Resim 3.4 Basit Örme Kolye Modeli

  • İstediğiniz kolye uzunluğuna ulaştığınızda, bit ve kilitleri takarak çalışmanızı tamamlayınız.

Karmaşık Örme Tekniği ile Peçetelik Yapmak

Karmaşık Örme Tekniği ile Peçetelik Yapmak

Gerekli Malzemeler                                

  • 20 mikron misina
  • Boncuk iğnesi
  • Yuvarlak boncuk
  • Büyük boy yuvarlak kum boncuk
  • Kargaburnu pense


İşlem Basamakları


  • Malzemelerinizi temin ediniz.
  • 1 metre uzunluğunda misina kesiniz ve kestiğiniz misinanın her iki ucuna, boncuk iğnesi geçiriniz.
  • Misinaya 4 adet boncuk geçiriniz.
  • Misinada bulunan iğnelerden bir tanesiyle, diğer iğnede bulunan en baştaki boncuğu çaprazlayınız.
  • Misinaların birine 1 boncuk geçiriniz.
  • İkinci misinaya 2 adet boncuk geçiriniz.
  • 1 adet boncuk geçirdiğiniz misinadaki iğneyi, diğer misinada bulunan en son taktığınız boncuktan geçirerek çaprazlayınız.
  • Dokuz sıra olacak şekilde bu işleme devam ediniz.

Karmaşık Örme Tekniği ile Peçetelik Yapmak 2. bölüm

Resim 3.5.Karmaşık örme tekniği


  • Misinanın her iki ucuna da birer adet boncuk geçiriniz.
  • Örmenizi kapatmak için en baştaki, ortada bulunan boncuktan her iki iğneyi çaprazlayarak geçiriniz.
  • Misinanın her ikisine ayrı ayrı 11 adet kum boncuk takınız


  • Resim 2.7’ de olduğu gibi misinanızı çaprazlayarak kum boncuklarınızı siliniz


Resim 3.6. Karmaşık örme tekniği


Karmaşık Örme Tekniği ile Peçetelik Yapmak 3. bölüm

  • Misinalarınıza ayrı ayrı 9 adet kum boncuk diziniz.
  • Resim 2.8’ de olduğu gibi çaprazlama işlemini yaptıktan sonra iğnenin birini yanındaki kum boncuktan, diğerini de yine kendi yanındaki kum boncuktan geçiriniz.
  • Bu işlemi tekrarlayarak ilk örülen sıra üzerinde kum boncukları diziniz.
  • Çalışmanızı sonlandırmak için misinaları düğümleyiniz
  • Misinaların ucunda bulunan iğneleri çıkartınız.
  • 1cm kadar uzunluk bırakarak misinaları kesiniz ve yakarak düğüme kadar yok ediniz.

Resim 3.7. Karmaşık örme tekniği ile yapılmış aksesuar

Karmaşık Örme Tekniği ile Yüzük Yapımı



Karmaşık Örme Tekniği ile Yüzük Yapımı

Gerekli Malzemeler

 

  • 20 mikron misina
  • Boncuk iğnesi
  • Kum boncuk
  • 5 numara prizma kristal
  • Kargaburnu, pense


Resim 3.8. Karmaşık örme tekniği ile yapılmış yüzük



Karmaşık Örme Tekniği ile Yüzük Yapımı 2. bölüm

İşlem Basamakları

Malzemelerinizi temin ediniz.

  • 1 metre uzunluğunda misina kesiniz ve kestiğiniz misinanın her iki ucuna boncuk iğnesi geçiriniz.
  • Misinaya 3 adet kristal ve bir kum boncuk takınız ve misinaları kum boncukla çaprazlayınız.
  • Misinalardan birine 2 adet kum boncuk diğerine, 1 adet kum boncuk takınız.
  • 1 adet kum boncuk taktığınız misinayı, diğer misinaya en son taktığınız kum boncukla çaprazlayınız.
  • Şekildeki şemayı takip ederek çalışmayı tamamlayınız.


Şekil 3.1 Örme Deseni

Karmaşık Örme Tekniği ile Yüzük Yapımı 3. bölüm

  • Misinalardan her birine üçer adet kum boncuk geçiriniz ve şekil 2.2 deki gibi çaprazlayarak bu işleme devam ediniz.

Şekil 3.2 Örme Deseni

  • Misinalardan birine 8 adet, diğerine 4 adet kum boncuk geçiriniz.
  • Parmak ölçünüze göre 4 adet kum boncuk geçirdiğiniz misinayı, diğer misinadaki 4 boncukla şekil 2.3’deki gibi çaprazlayarak yüzük kolunu örünüz.
  • En son misina uçlarına 4’er adet kum boncuk ekledikten sonra, dördüncü kristalden karşılıklı geçirip çaprazlayarak yüzük kolunu oluşturunuz.

Karmaşık Örme Tekniği ile Yüzük Yapımı 4. bölüm

Resim 3.9. Karmaşık örme tekniğine örnek takı            Şekil 3.3 Örme deseni

  • Tekrar son eklediğiniz kum boncuktan geri dönerek, her dört kum boncuk arasındaki boşluğa birer kum boncuk ekleyiniz.
  • Misinaları düğümleyerek iğneleri çıkartınız.
  • Düğümden 1 cm uzunlukta kesiniz ve yakarak fazlalık olarak gözüken misinaları düğüme kadar yakarak yok ediniz.

Engelleri Aşalım